Tarihli terimler

Mitoloji Nedir? Mitoloji efsaneler bilimi anlamına gelir. Hem masal ve efsanelerin toplandığı kitap hem de ilk çağ sonlarında mythos yazarı diye tanımlanan derleyicilerin yaptığı iş için mitoloji kelimesi kullanılırdı. Mitolojilerin Oluşumu, Mitlerin kökeni konusunda yazarlar arasında ortak bir uzlaşma yoktur. Özellik tarihli teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı Herhangi bir tarihi taşıyan, günlü günlü İlgili Terimler TARİH (Osmanlı Dönemi) İşe yaramaz diye bir kenara atılmış nesne Tarih (Osmanlı Dönemi) VECH Tarih gün tarih Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün CLAYTON ACT ABD'nin 1914 tarihli fiyat ayriciligini yasadisi kilan anti-tekel yasasi. ... ,sigorta ve sorumluluk masraflarinin hangi noktada el degistirdigini aciklayan dunyaca kabul gormus satis sekilleri.Bu terimler en son 2000 yilinda gozden gecirilmistir. Anahtar Kelimeler: Türkçe terimler, ... (23/03/2007 tarihli güncelleme ile) 10.Akalın Ş.H., 'Türkçenin Teknik Terim Zenginliği', Türk Dili Dergisi, 624, 767-778, 2003. Nevin ÇELİK /Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölüm ... Terimler Sözlüğü ile, teknoloji ve mühendislik dünyasında karşılaşabileceğiniz yabancı terimleri daha kolay anlayabileceksiniz. A- A+ 04.07.2011 tarihli yazı 56444 kez okunmuştur. Terimler sözlüğü ... AB Mesleki Denklik Direktifi resmi adı 'Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 7 Eylül 2005 tarihli, 2005/36/AT sayılı mesleki yeterliliklerin denkliği hakkındaki direktif'. Yunan Mitolojisi, Antik Yunan’da evrenin yaratım süreci, yunan mitolojisi tanrıları, tanrıçaları ve kahramanların yaşayışlarını konu edinen.. Türkiye’de 1983 yılında 83/7506 sayılı ve 16 Aralık 1983 tarihli kanun hükmünde kararname ile İslam bankalarının “Özel Finans Kurumları” adı ile kurulmasına izin verilmiştir. Kararnamenin birinci maddesi ÖFK’nın kuruluş, organ, faaliyet ve tasfiyesine ilişkin esasları belirleme yetkisini T.C. Merkez Bankası’nın ... Filoloji : Dil Bilimidir. Toplumların dillerini inceler. G Genç Türkler (Jön Türkler) : Tanzimat döneminin sonlarına doğru, bazı Osmanlı aydınları (Namık Kemal, Şinasi, Ziya Paşa, Hüseyin Avni Paşa) Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Bunlar; Osmanlı ülkesinde yaşayan herkesin, din, dil, ırk farkı gözetmeksizin eşit tutulması halinde azınlıkların ...

2020 Yılında İngilizce Öğrenmek için 5 Neden

2020.09.20 21:47 alijanmirzaev 2020 Yılında İngilizce Öğrenmek için 5 Neden

2020 Yılında İngilizce Öğrenmek için 5 Neden
Dünyanın küresel bir dili olmayabilir, ancak İngilizce, dünya çapında sayısız iletişim biçimi için varsayılan seçenektir. Bu yüzden İngilizce öğrenmenin faydalarından biri işe alma potansiyelinizi önemli ölçüde artırmasıdır. Özgeçmişinizde çekici bir kimlik belgesi olmakla kalmaz, aynı zamanda işe alma potansiyelinizi artırdığı istatistiksel olarak kanıtlanmıştır.

İngilizce Öğrenmek için En İyi Siteler
Alıntı: https://eniyiveucuz.com/ingilizce-ogrenmek-icin-en-iyi-sitele
Bu üç özel alanda, İngilizce başvurulacak dildir:
a. İş
Küreselleşme, dili, aksi takdirde ulaşamayacağı dünyanın alanlarına itti. Yakın tarihli bir LinkedIn anketi, İK Direktörlerinin, CEO'ların ve CMO'ların% 90'ının İngilizce konuşan çalışanlara sahip olmanın işletmeleri için faydalı olduğunu iddia ettiğini ortaya koydu. Muhtemelen öyle olduğunu iddia ediyorlar çünkü İngilizcenin iş dünyası üzerindeki etkisi uzun süredir hissediliyor. Bugün, iş sektörünün dayanak noktasıdır.
b. Bilim
Bilim aynı zamanda büyük ölçüde İngiliz merkezli bir topluluktur. Yeni terimler ve büyük olasılıkla İngilizce olarak yayınlanmış makaleler ile İngilizce öğrenmenin faydaları çok büyük.
c. İnternet
İngilizce konuşulan iki ülkede (Birleşik Krallık ve ABD) başlayarak, İnternet, İngilizce konuşanlara her zaman avantaj sağladı. İngilizce öğrenmenin bir yararı, bugün internette bulunan içeriğin% 55'ine erişim sağlamaktır. Günümüzde bu, dijital topluluğu İngilizce dil katına getirdi ve onu sanal olarak internet için bir anahtar haline getirdi.

Seyahat İçin Öğrenilecek En İyi Dillerden Biri

İngilizcenin sizi yalnızca ABD, İngiltere ve Kanada gibi yerlere götürebileceğini düşünüyorsanız, size harika haberlerimiz var: Dünyada 50'den fazla İngilizce konuşan ülke var. Ve bu tüm dünya için geçerli değil. Birçok şehirde, özellikle Avrupa'da, İngilizce, göçmenlerin ve turistlerin toplumun önemli bir bölümünü oluşturduğu neredeyse resmi olmayan bir ikinci dildir. Ülkedeki 1,3 milyar kişinin birkaç milyonunun bu dili konuştuğu Çin gibi yerlerde bile, şehirlerinde İngilizce konuşanlarla tanışma şansınız yüksektir.
İngilizce öğrenmenin faydalarını gerçekten hissedebileceğin dünya genelindeki bazı destinasyonlara bir göz atman yeterli:
  • Antigua ve Barbuda
  • Avustralya
  • Bahamalar
  • Barbados
  • Belize
  • Grenada
  • Guyana
  • Jamaika
  • Yeni Zelanda
  • St Lucia
  • Trinidad ve Tobago
Ek olarak, İngilizceyi yoğun bir şekilde kullanan ülkelerden sadece birkaçı:
  • İsveç
  • Hollanda
  • Danimarka
  • Singapur
  • Malezya
  • Güney Kore
  • Arjantin
Pasaportunuzu almaya hazır mısınız?

Harika Okullara Girmenize Yardımcı Olur

İş başvuruları gibi, İngilizce öğrenmenin en iyi faydalarından biri eğitim fırsatlarıdır. Harvard, Stanford, Oxford, Cambridge veya MIT gibi en iyi okullardan bazılarına erişmek istiyorsanız, İngilizce bilmek size inanılmaz bir avantaj sağlar. Önümüzdeki on yıl içinde dünya çapında yaklaşık 2 milyar insanın İngilizce öğrenmesi bekleniyor.
Giriş için ciddi bir şekilde düşünülmek istiyorsanız, ana dili anlamanıza yardımcı olur. Bu, İngilizce konuşmayanların giriş kazanmayacağı anlamına gelmez; sadece çok daha zorlu hale geliyor.

Daha İyi Bir Yazar Olun

Yeni bir dili anlamanın en iyi yollarından biri yazmaktır. Ne kadar çok yazarsanız, aldığınız yeni dile o kadar çok maruz kalırsınız. Bu, kitabınızı anlamanıza ve sonunda yaratıcılığınıza yardımcı olur.
Sınıf ortamında yazmak, yeni bir dilin temellerini belirlemeye yardımcı olur. İlk eğitim günlerinizi düşünün. Alfabenizi ve basit cümlelerinizi ne sıklıkla yazıyordunuz? Aynı şey yetişkin olarak öğrenirken de geçerlidir. Buna karşılık, bu düzenli çaba, bu basit kelimeleri almanıza ve bilginizi geliştirmenize yardımcı olacaktır. Basit kelimeler daha karmaşık hale gelecek ve yakında yaratıcı bir yazar olmak için gereken açıklayıcı kelimelere sahip olacaksınız.
Tıpkı bir müzisyen olmak gibi, aracınızı saatlerce deneyene kadar anlamayacaksınız. Aynı şey İngilizce için de geçerli. Bugün yazmaya başlayın, faydalarını yakında görün.

Ana Dilde Klasik Edebiyatın ve Filmlerin Keyfini Çıkarın

Geçtiğimiz birkaç yüzyıl boyunca, dünyanın klasik film ve edebiyat eserlerinin çoğu İngilizce olarak yaratıldı. Çevrilmiş kopyalara erişim sağlayabilseniz de, son ürün hakkında her zaman bir şeyler "kötü" hissetme eğilimindedir. Aynı şey İngilizceye çevrilmiş klasik eserler için de söylenebilir. Bu tür başarısız çeviriler, Shakespeare'den Stephen King'e İngilizce konuşan sanatçıların bazı harika eserlerini takdir etmeyi zorlaştırıyor. Hitchcock'dan Scorsese'ye, harika bir film ya da edebiyat eserini gerçekten hissetmek için, onu ana dilinde deneyimlemek en iyisidir.
Benzer şekilde, İngilizce öğrenmenin faydalarından biri de popüler kültür anlayışınızdır. Bugünün bazı önemli filmlerinden bir şeyler öğrenirseniz, hemen kendinize milyonlarca insanı ilgilendiren bir konu verirsiniz. Umarım bu, daha fazla konuşma ve pratik yapma fırsatına erişmenizi sağlar.
submitted by alijanmirzaev to u/alijanmirzaev [link] [comments]


2020.05.19 10:03 emrecann150 Google Tag Manager Nedir? Nasıl Kurulur?

[caption id="attachment_1427" align="alignnone" width="617"]📷 google tag manager[/caption]
Dönüşüm, dijital pazarlamanın en önemli rakamlarından biridir. Web sitenizi ziyaret eden kullanıcıların beklediğiniz işlemleri yapıp yapmadığını belirlediğinizde, adımlarına daha yakından göz atabilirsiniz. Bunun için birçok analiz aracı kullanıyoruz. Bunlardan en önemlisi, web sitemizi ve sayfalarımızı ziyaret eden kullanıcıları analiz edebileceğimiz bir Google aracı olan Google Analytics'tir. Bununla birlikte, dönüşümleri en iyi şekilde belirlemek için Google Etiket Yöneticisi entegrasyonunu sağlamak bizim için daha etkilidir.

Google Tag Manager nedir?

Google tag manager, web sitenizi veya mobil uygulamanızı ziyaret eden kullanıcıların oluşturduğunuz nesnel davranışı gerçekleştirip gerçekleştirmediğini anlamanıza yardımcı olan araçtır. GTM ile oluşturulan etiketleri web sitenize ekleyerek geri dönüşümü veya yeniden pazarlamayı izleyebilirsiniz.
Google tag manager, Google Analytics ve Google Ads ile entegrasyon yoluyla kullanılabilir. Bu, ziyaret istatistiklerini daha ayrıntılı olarak izlemenize ve reklam dönüşümlerini daha iyi yorumlamanıza olanak tanır. Örneğin, Google Arama Ağı Reklamları üzerinden gelen bir ziyaretçi form sayfasını açar ve formu doldurmadan çıkarsa, onu tanıyabilir veya alışveriş sepetine bir ürün eklemeden ve siparişi tamamlamadan web sitesinden ayrılabilir.
Google tag manager tamamen ücretsiz bir araçtır. Aynı hesapta birden çok web sitesi ve birden çok işlev kullanabilirsiniz. Web sitelerine ek olarak, Android ve iOS uygulamalarında aynı işlevleri kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Google Tag Manager ne işe yarar?

[caption id="attachment_1428" align="alignnone" width="282"]📷 google tag manager[/caption]
Google tag manager ile yapabilecekleriniz, ne yapmak istediğinize bağlıdır. Burada sizinle paylaşmak istediğim çok şey var.
Facebook piksel kodunuzu web sitenize yerleştirebilirsiniz. Bu özellik, sayfa gösterimlerini, dönüşümleri ve B. sepete ekle düğmesi gibi etkinlikleri incelemenize olanak tanır. Web sitenizdeki bir banner alanına doğrudan erişebilirsiniz. Sitenizdeki herhangi bir CCS veya HTML kodunu düzenleyebilirsiniz. Reklam engelleyicileri kullanarak ziyaretçilerinizi tanımlayabilirsiniz. Siteniz için bir ışık kutusu ayarlayabilir ve e-posta adresi bilgilerini toplamak için kullanabilirsiniz. Ardından bu bilgileri anket oluşturmak için kullanabilirsiniz. Hangi sayfanın ne ölçüde görüntüleneceğini belirleyebilirsiniz. Örneğin, içerik altındaki sosyal ağları paylaşmak için düğmeler. Ziyaretçiler bu düğmeleri gördüğünde, içeriklerinin okunduğunu yorumlayabilirler Google Analytics ile ilgili herhangi bir işlemi GTM üzerinden yapılandırabilirsiniz. Yalnızca Google Analytics'te değil, aynı zamanda diğer ölçüm araçları (Yandex Metrica vb.) İçin de veri iletebilirsiniz. Sayfalarınızın meta açıklamalarını gönderebilirsiniz. Google ADS ile ilgili dönüşüm, yeniden pazarlama ve dinamik yeniden pazarlama işlemlerini inceleyebilirsiniz.

Google Tag Manager ile Neler Yapılabilir?

[caption id="attachment_1429" align="alignnone" width="466"]📷 google tag manager[/caption]
GTM ile her meydana geldiğinde birçok şey yapmak mümkündür. Yine de, nokta aşama yapılabilecek önemli şeyleri listeleyelim ve birlikte neler yapabileceğimizi görelim.
Google Analytics ile ilişkili tüm önlemleri GTM üzerinden alabilirsiniz. GTM aracılığıyla özel boyutları, özel metrikleri ve içerik gruplarını yöneterek web sitenize etkinlik ekleyebilir, e-ticaretinizi ölçebilir, sayfa gösterimlerinizi düzenleyebilir ve kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği yönetebilirsiniz. Facebook Pixel aracılığıyla parametreleri kullanarak Facebook'a bilgi göndermek istiyorsanız, Google Etiket Yöneticisi size yardımcı olacaktır. Sayfayı, alışveriş sepeti kampanyasını, içerik ekranını veya ödeme işlemini tamamlamak için Facebook Pixel'i GTM üzerinden kontrol edebilirsiniz. Google Ads ile ilgili dönüşüm, yeniden pazarlama ve dinamik yeniden pazarlama işlemlerini GTM üzerinden görüntüleyebilirsiniz. Criteo, Hotjar ve Google Optimize gibi üçüncü taraf araçları da GTM'de görülebilir. Bu araçlara veri gönderdiğiniz reklam platformlarını ve veri yönetimi platformlarını da ekleyebilirsiniz. GTM ile verileri yalnızca Google Analytics'e değil, diğer ölçüm araçlarına da (Yandex Metrica vb.) Aktarabilirsiniz. GTM üzerinden sayfalarınızın meta açıklamalarını gönderebilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. Sitenizdeki bir banner alanına CMS'ye gerek kalmadan erişebilirsiniz. Sitenizin herhangi bir alanındaki HTML ve CSS yapısını GTM aracılığıyla kesebilirsiniz. Bu, yazılım geliştiricilerin başlatılmasını beklemeden hızlı hareket etmenizi sağlar. GTM üzerinden bir çerez kaydedebilirsiniz. Bunu yazılım geliştiricilerine ihtiyaç duymadan tekrar yapabilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. GTM üzerinden Google E-Tablosuna veri gönderebilir ve istenen sonuçları orada görüntüleyebiliriz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. GTB üzerinden Adblock'u kullanarak ziyaretçilerinizi tanımlayabilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. Sitenizde görünecek bir ışık kutusu oluşturabilirsiniz. Bu size e-posta toplama veya anket yapma fırsatı verir. Bunu sitenizin HTML ve CSS'sine uygun kalıcı bir yapıda uygulamak size çok daha zarif bir görüntü verir. Sonuçları bir veri katmanı aracılığıyla buraya aktarabilir ve yeni bir GTM etiketi ile Google Analytics veya Facebook'tan sonuçları kullanabilirsiniz.

GoogleTag Manager Terimleri nelerdir?

Tüm sistemlerde olduğu gibi, Google Etiket Yöneticisi'nde yaygın olan bazı terimler vardır. İsterseniz, önce bu terimler hakkında bilgi edinin. Genel olarak, Türkçe terimleri analticsturkey.com'daki analitik makalelerde mümkün olduğunca sık kullanmaya çalışırız, ancak Türkçe'yi GTM'ye çevirmek biraz eğlencelidir. Bu nedenle, bunu İngilizce açıklamayı daha uygun bulduk. Bu tanımları Google Etiket Yöneticisi yardım sayfasından aldık. Çok açıklayıcıydı.
1- gün: gün, sayfada çalışan bir kod bloğudur. Etiketler farklı amaçlar için kullanılabilir. Google Etiket Yöneticisi'nde kullanılan etiketlerin çoğu, web sitenizden üçüncü taraflara bilgi göndermek için kullanılır. Bir örnek, web sitenizdeki etkinlikler hakkında Google'a bilgi göndermek için kullanılan Google Analytics etiketi ve Google Ads dönüşüm izleme etiketidir.
2- Tetikleyici: Tetikleyici, bir etiketin çalıştığı koşulları belirleyebileceğiniz bir yapıdır. Örneğin, bir etiketin yalnızca ön sayfada mı yoksa yalnızca teşekkür sayfasında mı çalıştığını belirlemek için bir tetikleyici kullanın. Elbette, tetikleyiciler için belirli koşullar olabilir. Her gün bir tetikleyici olmadan çalışmazlar.
3- Değişken: Değişken, Google Etiket Yöneticisi'ne aktarmak istediğiniz bilgileri içeren kendi kendini yapılandıran bir nesnedir. Bunun için bazı faaliyetler tanımlanmalıdır. Örneğin, Google Etiket Yöneticisi'nde varsayılan olarak çalışan bazı Aktiviteler var. Bunlar gtm.js, gtm.dom, gtm.load gibidir. etkinliklerdir. Bu etkinlikler sırasında bazı standart değişkenler Google'ın Etiket Yöneticisi'nde görüntülenir. Bunlar sayfa url'si, sayfa yolu, başvuru, tıklama kimliği, tıklama metni gibi değişkenlerdir. Bunların dışında göndermek istediğimiz değişkenler olabilir. Örneğin, başarılı bir satın alma işlemi sırasında ortaya çıkan bir e-ticaret web sitesinin sayfasında harici bir olay tanımlanabilir veya veriler yukarıda açıklandığı gibi gönderilebilir. Sipariş miktarı, ürün numarası ve sipariş numarası gibi değişken değerleri aktarma yöntemi dataLayer.push yöntemidir. Bu şekilde, yazılım personeli istenen verileri Google Etiket Yöneticisi'ne tercih ettikleri adla aktarabilir.
4- Klasör: klasör, Google'ın Etiket Yöneticisi'nde etiketlerin, tetikleyicilerin ve değişkenlerin gruplanmasını sağlayan bir yapıdır. Bu terimleri kolayca yönetmek için klasör yapısını kullanabilirsiniz.
5- Bölgeler: bölgeler, Google Etiket Yöneticisi'ndeki belirli etiketleri ve belirli alanları yalnızca belirli kişilerin yönetebilmesini sağlar. Burada bölgeler hakkında detaylı makalemizi bulacaksınız.
6- Şablonlar: Şablonlar, 2019'da Google Etiket Yöneticisi'nde kullanılabilen bir özelliktir. Bu işlev sayesinde, GTM'ye karşı harekete geçmesi teknik açıdan yetersiz olan kişileri hedeflemektedir. Diğer kullanıcılar tarafından paylaşılan şablonların bu özelliği kullandıkları doğrulanabilir. Sabırlıysanız, oluşturduğumuz şablonları bekleyebilirsiniz. 🙂
7- Çalışma alanı: çalışma alanı, Google Etiket Yöneticisi'nde birden fazla kişinin farklı işler yürütebileceği veya aynı kişinin aynı işe ihtiyaç duyduğu ortamı sağlar, böylece bağımsız işler birbirini etkilemez. Örneğin, Google Analytics'i yüklerken aynı anda farklı bir sürüm yayınlamanız gerekiyorsa, Google Analytics için yapılan işlemlerin gerçekleştirilmemesi için farklı bir çalışma alanı oluşturabilirsiniz.

Google Tag Manager nasıl kullanılır?

Konuyla ilgili daha fazla ayrıntıya girmeden önce bir konunun altını çizmek istiyorum. GA ve GTM birbirine alternatif değildir. Tamamen farklı: Bu ikisini aynı yerde birleştiren şey, Google Analytics kodunu Google tag manager'ne ekleyebilmenizdir.
Her zaman yaptığım gibi konuyu biraz basitleştireceğim.
Google tag manager boş bir alan olarak düşünün. Bu boş kutuyu bir kez sitenize ekleyin ve ardından boş kodları site kodlarını girmeden dışarıdan şekillendirmeye başlayın.
Bu tür çalışmaların ana avantajı, geliştiricilerle iletişim halinde kalmamanızdır. Başka bir deyişle, normal koşullar altında geliştirici için: bu Facebook'u alın, web sitesine Google kodlarını girin veya geliştiriciden takip etmek istediğiniz işlemlerin kodlarını girmesini isteyecektir. Google tag manager bu sorunu ortadan kaldırır. Tüm bu kodları GTM kontrol panelinden koordine edersiniz.
Web sitenizdeki yüksek seviyeyi izlemek için GTM'yi de kullanabilirsiniz. Ne gibi?
Örnek: Bir e-ticaret web sitesi oluşturmak ve her gün kaç kişinin Sepete Ekle düğmesini tıkladığını ve ürünleri sepete bıraktığınızı ölçmek istediğinizi varsayalım. Daha da ileri gitmek ve Google alışveriş reklamlarından gelen kaç kişinin ürünleri sepete koyduğunu ve alışveriş yapmadığını ölçmek istiyorsunuz. Ayrıca alışveriş sepetinden sonra sayfa adresinin değişmediğini unutmayın.
Google Etiket Yöneticisi ile bu işlemi saniyeler içinde düzenleyebilir ve hemen ölçmeye başlayabilirsiniz.
Not: Bunu Google Analytics ile de yapabilirsiniz, ancak kod girişleri görüntülenir. Başka bir deyişle, işi GTM ile saniyeler içinde, muhtemelen GA ile saatler içinde yapamazsınız.
Google Etiket Yöneticisi ve Google Analytics arasındaki farklar
Google Analytics'in en yaygın kullanım alanları şunlardır: rapor oluşturma ve web sitesi üzerinden istatistiklere erişme.
Dün web sitenizi kaç kişi ziyaret etti? Ziyaretçileriniz hangi ülkelerden geliyor? Ziyaretçilerinizin ziyaret ettiği ortalama sayfa sayısı Bir kullanıcı web sitenize ortalama olarak web sitenizde kaç dakika harcıyor? En sevdiğiniz sayfalar hangileri ...
Google Analytics, yukarıda belirtilen türde düzinelerce farklı metriği ölçmenize olanak tanır.
Google Analytics'ten aldığınız izleme kodunu web sitenizdeki tüm sayfalara eklerseniz Google derhal yukarıdaki verileri toplamaya başlar.
Google Etiket Yöneticisi'ni veya Google Analytics'i kullanmak daha mantıklı mı? Google Etiket Yöneticisi ile neler yapılabilir? GTM ile her meydana geldiğinde birçok şey yapmak mümkündür. Yine de, nokta aşama yapılabilecek önemli şeyleri listeleyelim ve birlikte neler yapabileceğimizi görelim.
Google Analytics ile ilişkili tüm önlemleri GTM üzerinden alabilirsiniz. GTM aracılığıyla özel boyutları, özel metrikleri ve içerik gruplarını yöneterek web sitenize etkinlik ekleyebilir, e-ticaretinizi ölçebilir, sayfa gösterimlerinizi düzenleyebilir ve kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği yönetebilirsiniz.
Google Tag Manager (GTM) KurulumuGTM kurulumu çok basit ve hızlı bir işlemdir.
  1. Google hesabınızla Google Etiket Yöneticisi'nde oturum açın
  2. Eklemek istediğiniz web siteleri ve mobil uygulamalar için bir profil oluşturun
  3. Google Etiket Yöneticisi snippet'ini web sitenizdeki etiketinin hemen sonrasına ekleyin.
  4. GTM alanında "yeni etiket oluştur" belirterek Google Analytics ve Google Ads entegrasyonu sağlayın.

Google Tag Manager Analytics Ekleme

[su_youtube url = "https://www.youtube.com/watch?v=1\_QLfmpq0k8" title = "Google Etiket Yöneticisi Analytics Ekleme"]

WordPress'i Google Etiket Yöneticisi'ne ekleyin

Sitenize GTM kod snippet'lerini manuel olarak eklemek zor olabilir. Yukarıda açıklanan yolla uğraşmak istemiyorum. GTM'yi otomatik olarak yükleyebilecek hiçbir WordPress eklentisi yoksa, var :)
Bu eklenti ile GTM'yi çok kolay bir şekilde kurabilirsiniz. Tek yapmanız gereken WordPress için Google Etiket Yöneticisi eklentisini indirip yüklemektir.
Eklentinin ilgili alanındaki önceki konudaki GTM kod snippet'ine Google Etiket Yöneticisi Kimlik numarasını girdikten sonra yükleme tamamlanmıştır.
Özet bir video istiyorsanız, aşağıda bıraktığım videoyu arayabilirsiniz.
[su_youtube url = "https://www.youtube.com/watch?v=ZSySA3nDTL8" title = "wordpress'te google etiket yöneticisi ekleme"]

Shopify için google etiket yöneticisi nasıl eklenir

shopify'ın ülkemizde kullanım oranı her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle Shopify - Google Optimize'ı bir Türk kaynağı olduğu için nasıl kolayca entegre edebileceğinizi açıklıyoruz.
İlk olarak, Shopify yönetici paneline giriş yapıyoruz. Ardından, çevrimiçi mağazanın (1) ve yapılandırmanın (2) adımlarını izliyoruz. Google Analytics Kimliğimizi "Google Analytics Hesabı" alanına ekliyoruz.
📷
Ardından Google Analytics'in ek Javascript bölümüne gidiyoruz ve aşağıdaki kodu ekliyoruz.
(İşlev (w, d, s, l, i) {w [l] = w [l] [], w [l] .push ({'gtm.start':
yeni tarih (). getTime (), etkinlik: 'gtm.js'}); var f = d.getElementsByTagName (s) [0],
j = d. yaratıcılık (lar), dl = l! = 'DataLayer'? '& l =' + l "; j.async = true; j.src =
'Https://www.googletagmanager.com/gtm.js?id='+i+dl;f.parentnode.insertbefore(j,f);
}) (Pencere, belge, 'script', 'DataLayer', 'GTM CONTAINER ID');
ga ('zorunlu', 'GOOGLE OPTIMIZE ID');
ga ('create', 'GOOGLE ANALYSIS ID', 'auto', {allowLinker: true});
Yukarıdaki kodları ekledikten sonra, aşağıdaki gibi bir görüntü elde edersiniz.
📷
Titreşim önleme kodu ekleyin. Google Optimize'in düzgün çalışması için titreşim önleme kodunun dahil edilmesi gerekir. Başlığa kod eklemek için Çevrimiçi Mağaza> Temalar> İşlemler> Kodu Düzenle'yi tıklayın. Sonra "theme.liquid" dosyasına tıklayarak düzenleme moduna geçiyoruz.
📷
Göz kırpma komut dosyasına "Google Etiket Yöneticisi Kimliği" eklediğinizden emin olun. Burada yapılan en büyük hatalardan biri, Optimizasyon kimliğini eklemektir.

📷
Bu kodu ekledikten sonra, son kurulumumuzu yapmak için şimdi Google Etiket Yöneticisi'ne gidiyoruz. Aşağıda görebileceğiniz gibi, bir "Google Optimize" etiketi ekledik ve Google Optimize Kimliğimizi ekledik. Ardından kullandığımız Google Analytics'i seçiyoruz. Buradaki en önemli parçalardan biri, tanımlanacak "Yapılandırılacak alanlar" bölümüdür. AllowLinker alanına "true" değerini veriyoruz. Günümüzü her tarafta çalışıyor olarak tanımladıktan sonra, ayarlarımızı GTM'ye gönderebiliriz.
📷
Kurulumu Google Optimize ile kontrol edersek, aşağıda gördüğünüz gibi başarıyla tamamlandığını göreceksiniz. Testlerinize başlayabilirsiniz! ..
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.05.19 10:02 emrecann150 Google Tag Manager Nedir? Nasıl Kurulur?

[caption id="attachment_1427" align="alignnone" width="617"]📷 google tag manager[/caption]
Dönüşüm, dijital pazarlamanın en önemli rakamlarından biridir. Web sitenizi ziyaret eden kullanıcıların beklediğiniz işlemleri yapıp yapmadığını belirlediğinizde, adımlarına daha yakından göz atabilirsiniz. Bunun için birçok analiz aracı kullanıyoruz. Bunlardan en önemlisi, web sitemizi ve sayfalarımızı ziyaret eden kullanıcıları analiz edebileceğimiz bir Google aracı olan Google Analytics'tir. Bununla birlikte, dönüşümleri en iyi şekilde belirlemek için Google Etiket Yöneticisi entegrasyonunu sağlamak bizim için daha etkilidir.

Google Tag Manager nedir?

Google tag manager, web sitenizi veya mobil uygulamanızı ziyaret eden kullanıcıların oluşturduğunuz nesnel davranışı gerçekleştirip gerçekleştirmediğini anlamanıza yardımcı olan araçtır. GTM ile oluşturulan etiketleri web sitenize ekleyerek geri dönüşümü veya yeniden pazarlamayı izleyebilirsiniz.
Google tag manager, Google Analytics ve Google Ads ile entegrasyon yoluyla kullanılabilir. Bu, ziyaret istatistiklerini daha ayrıntılı olarak izlemenize ve reklam dönüşümlerini daha iyi yorumlamanıza olanak tanır. Örneğin, Google Arama Ağı Reklamları üzerinden gelen bir ziyaretçi form sayfasını açar ve formu doldurmadan çıkarsa, onu tanıyabilir veya alışveriş sepetine bir ürün eklemeden ve siparişi tamamlamadan web sitesinden ayrılabilir.
Google tag manager tamamen ücretsiz bir araçtır. Aynı hesapta birden çok web sitesi ve birden çok işlev kullanabilirsiniz. Web sitelerine ek olarak, Android ve iOS uygulamalarında aynı işlevleri kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Google Tag Manager ne işe yarar?

[caption id="attachment_1428" align="alignnone" width="282"]📷 google tag manager[/caption]
Google tag manager ile yapabilecekleriniz, ne yapmak istediğinize bağlıdır. Burada sizinle paylaşmak istediğim çok şey var.
Facebook piksel kodunuzu web sitenize yerleştirebilirsiniz. Bu özellik, sayfa gösterimlerini, dönüşümleri ve B. sepete ekle düğmesi gibi etkinlikleri incelemenize olanak tanır. Web sitenizdeki bir banner alanına doğrudan erişebilirsiniz. Sitenizdeki herhangi bir CCS veya HTML kodunu düzenleyebilirsiniz. Reklam engelleyicileri kullanarak ziyaretçilerinizi tanımlayabilirsiniz. Siteniz için bir ışık kutusu ayarlayabilir ve e-posta adresi bilgilerini toplamak için kullanabilirsiniz. Ardından bu bilgileri anket oluşturmak için kullanabilirsiniz. Hangi sayfanın ne ölçüde görüntüleneceğini belirleyebilirsiniz. Örneğin, içerik altındaki sosyal ağları paylaşmak için düğmeler. Ziyaretçiler bu düğmeleri gördüğünde, içeriklerinin okunduğunu yorumlayabilirler Google Analytics ile ilgili herhangi bir işlemi GTM üzerinden yapılandırabilirsiniz. Yalnızca Google Analytics'te değil, aynı zamanda diğer ölçüm araçları (Yandex Metrica vb.) İçin de veri iletebilirsiniz. Sayfalarınızın meta açıklamalarını gönderebilirsiniz. Google ADS ile ilgili dönüşüm, yeniden pazarlama ve dinamik yeniden pazarlama işlemlerini inceleyebilirsiniz.

Google Tag Manager ile Neler Yapılabilir?

[caption id="attachment_1429" align="alignnone" width="466"]📷 google tag manager[/caption]
GTM ile her meydana geldiğinde birçok şey yapmak mümkündür. Yine de, nokta aşama yapılabilecek önemli şeyleri listeleyelim ve birlikte neler yapabileceğimizi görelim.
Google Analytics ile ilişkili tüm önlemleri GTM üzerinden alabilirsiniz. GTM aracılığıyla özel boyutları, özel metrikleri ve içerik gruplarını yöneterek web sitenize etkinlik ekleyebilir, e-ticaretinizi ölçebilir, sayfa gösterimlerinizi düzenleyebilir ve kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği yönetebilirsiniz. Facebook Pixel aracılığıyla parametreleri kullanarak Facebook'a bilgi göndermek istiyorsanız, Google Etiket Yöneticisi size yardımcı olacaktır. Sayfayı, alışveriş sepeti kampanyasını, içerik ekranını veya ödeme işlemini tamamlamak için Facebook Pixel'i GTM üzerinden kontrol edebilirsiniz. Google Ads ile ilgili dönüşüm, yeniden pazarlama ve dinamik yeniden pazarlama işlemlerini GTM üzerinden görüntüleyebilirsiniz. Criteo, Hotjar ve Google Optimize gibi üçüncü taraf araçları da GTM'de görülebilir. Bu araçlara veri gönderdiğiniz reklam platformlarını ve veri yönetimi platformlarını da ekleyebilirsiniz. GTM ile verileri yalnızca Google Analytics'e değil, diğer ölçüm araçlarına da (Yandex Metrica vb.) Aktarabilirsiniz. GTM üzerinden sayfalarınızın meta açıklamalarını gönderebilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. Sitenizdeki bir banner alanına CMS'ye gerek kalmadan erişebilirsiniz. Sitenizin herhangi bir alanındaki HTML ve CSS yapısını GTM aracılığıyla kesebilirsiniz. Bu, yazılım geliştiricilerin başlatılmasını beklemeden hızlı hareket etmenizi sağlar. GTM üzerinden bir çerez kaydedebilirsiniz. Bunu yazılım geliştiricilerine ihtiyaç duymadan tekrar yapabilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. GTM üzerinden Google E-Tablosuna veri gönderebilir ve istenen sonuçları orada görüntüleyebiliriz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. GTB üzerinden Adblock'u kullanarak ziyaretçilerinizi tanımlayabilirsiniz. Bu konuyla ilgili makalemizi de burada bulabilirsiniz. Sitenizde görünecek bir ışık kutusu oluşturabilirsiniz. Bu size e-posta toplama veya anket yapma fırsatı verir. Bunu sitenizin HTML ve CSS'sine uygun kalıcı bir yapıda uygulamak size çok daha zarif bir görüntü verir. Sonuçları bir veri katmanı aracılığıyla buraya aktarabilir ve yeni bir GTM etiketi ile Google Analytics veya Facebook'tan sonuçları kullanabilirsiniz.

GoogleTag Manager Terimleri nelerdir?

Tüm sistemlerde olduğu gibi, Google Etiket Yöneticisi'nde yaygın olan bazı terimler vardır. İsterseniz, önce bu terimler hakkında bilgi edinin. Genel olarak, Türkçe terimleri analticsturkey.com'daki analitik makalelerde mümkün olduğunca sık kullanmaya çalışırız, ancak Türkçe'yi GTM'ye çevirmek biraz eğlencelidir. Bu nedenle, bunu İngilizce açıklamayı daha uygun bulduk. Bu tanımları Google Etiket Yöneticisi yardım sayfasından aldık. Çok açıklayıcıydı.
1- gün: gün, sayfada çalışan bir kod bloğudur. Etiketler farklı amaçlar için kullanılabilir. Google Etiket Yöneticisi'nde kullanılan etiketlerin çoğu, web sitenizden üçüncü taraflara bilgi göndermek için kullanılır. Bir örnek, web sitenizdeki etkinlikler hakkında Google'a bilgi göndermek için kullanılan Google Analytics etiketi ve Google Ads dönüşüm izleme etiketidir.
2- Tetikleyici: Tetikleyici, bir etiketin çalıştığı koşulları belirleyebileceğiniz bir yapıdır. Örneğin, bir etiketin yalnızca ön sayfada mı yoksa yalnızca teşekkür sayfasında mı çalıştığını belirlemek için bir tetikleyici kullanın. Elbette, tetikleyiciler için belirli koşullar olabilir. Her gün bir tetikleyici olmadan çalışmazlar.
3- Değişken: Değişken, Google Etiket Yöneticisi'ne aktarmak istediğiniz bilgileri içeren kendi kendini yapılandıran bir nesnedir. Bunun için bazı faaliyetler tanımlanmalıdır. Örneğin, Google Etiket Yöneticisi'nde varsayılan olarak çalışan bazı Aktiviteler var. Bunlar gtm.js, gtm.dom, gtm.load gibidir. etkinliklerdir. Bu etkinlikler sırasında bazı standart değişkenler Google'ın Etiket Yöneticisi'nde görüntülenir. Bunlar sayfa url'si, sayfa yolu, başvuru, tıklama kimliği, tıklama metni gibi değişkenlerdir. Bunların dışında göndermek istediğimiz değişkenler olabilir. Örneğin, başarılı bir satın alma işlemi sırasında ortaya çıkan bir e-ticaret web sitesinin sayfasında harici bir olay tanımlanabilir veya veriler yukarıda açıklandığı gibi gönderilebilir. Sipariş miktarı, ürün numarası ve sipariş numarası gibi değişken değerleri aktarma yöntemi dataLayer.push yöntemidir. Bu şekilde, yazılım personeli istenen verileri Google Etiket Yöneticisi'ne tercih ettikleri adla aktarabilir.
4- Klasör: klasör, Google'ın Etiket Yöneticisi'nde etiketlerin, tetikleyicilerin ve değişkenlerin gruplanmasını sağlayan bir yapıdır. Bu terimleri kolayca yönetmek için klasör yapısını kullanabilirsiniz.
5- Bölgeler: bölgeler, Google Etiket Yöneticisi'ndeki belirli etiketleri ve belirli alanları yalnızca belirli kişilerin yönetebilmesini sağlar. Burada bölgeler hakkında detaylı makalemizi bulacaksınız.
6- Şablonlar: Şablonlar, 2019'da Google Etiket Yöneticisi'nde kullanılabilen bir özelliktir. Bu işlev sayesinde, GTM'ye karşı harekete geçmesi teknik açıdan yetersiz olan kişileri hedeflemektedir. Diğer kullanıcılar tarafından paylaşılan şablonların bu özelliği kullandıkları doğrulanabilir. Sabırlıysanız, oluşturduğumuz şablonları bekleyebilirsiniz. 🙂
7- Çalışma alanı: çalışma alanı, Google Etiket Yöneticisi'nde birden fazla kişinin farklı işler yürütebileceği veya aynı kişinin aynı işe ihtiyaç duyduğu ortamı sağlar, böylece bağımsız işler birbirini etkilemez. Örneğin, Google Analytics'i yüklerken aynı anda farklı bir sürüm yayınlamanız gerekiyorsa, Google Analytics için yapılan işlemlerin gerçekleştirilmemesi için farklı bir çalışma alanı oluşturabilirsiniz.

Google Tag Manager nasıl kullanılır?

Konuyla ilgili daha fazla ayrıntıya girmeden önce bir konunun altını çizmek istiyorum. GA ve GTM birbirine alternatif değildir. Tamamen farklı: Bu ikisini aynı yerde birleştiren şey, Google Analytics kodunu Google tag manager'ne ekleyebilmenizdir.
Her zaman yaptığım gibi konuyu biraz basitleştireceğim.
Google tag manager boş bir alan olarak düşünün. Bu boş kutuyu bir kez sitenize ekleyin ve ardından boş kodları site kodlarını girmeden dışarıdan şekillendirmeye başlayın.
Bu tür çalışmaların ana avantajı, geliştiricilerle iletişim halinde kalmamanızdır. Başka bir deyişle, normal koşullar altında geliştirici için: bu Facebook'u alın, web sitesine Google kodlarını girin veya geliştiriciden takip etmek istediğiniz işlemlerin kodlarını girmesini isteyecektir. Google tag manager bu sorunu ortadan kaldırır. Tüm bu kodları GTM kontrol panelinden koordine edersiniz.
Web sitenizdeki yüksek seviyeyi izlemek için GTM'yi de kullanabilirsiniz. Ne gibi?
Örnek: Bir e-ticaret web sitesi oluşturmak ve her gün kaç kişinin Sepete Ekle düğmesini tıkladığını ve ürünleri sepete bıraktığınızı ölçmek istediğinizi varsayalım. Daha da ileri gitmek ve Google alışveriş reklamlarından gelen kaç kişinin ürünleri sepete koyduğunu ve alışveriş yapmadığını ölçmek istiyorsunuz. Ayrıca alışveriş sepetinden sonra sayfa adresinin değişmediğini unutmayın.
Google Etiket Yöneticisi ile bu işlemi saniyeler içinde düzenleyebilir ve hemen ölçmeye başlayabilirsiniz.
Not: Bunu Google Analytics ile de yapabilirsiniz, ancak kod girişleri görüntülenir. Başka bir deyişle, işi GTM ile saniyeler içinde, muhtemelen GA ile saatler içinde yapamazsınız.
Google Etiket Yöneticisi ve Google Analytics arasındaki farklar
Google Analytics'in en yaygın kullanım alanları şunlardır: rapor oluşturma ve web sitesi üzerinden istatistiklere erişme.
Dün web sitenizi kaç kişi ziyaret etti? Ziyaretçileriniz hangi ülkelerden geliyor? Ziyaretçilerinizin ziyaret ettiği ortalama sayfa sayısı Bir kullanıcı web sitenize ortalama olarak web sitenizde kaç dakika harcıyor? En sevdiğiniz sayfalar hangileri ...
Google Analytics, yukarıda belirtilen türde düzinelerce farklı metriği ölçmenize olanak tanır.
Google Analytics'ten aldığınız izleme kodunu web sitenizdeki tüm sayfalara eklerseniz Google derhal yukarıdaki verileri toplamaya başlar.
Google Etiket Yöneticisi'ni veya Google Analytics'i kullanmak daha mantıklı mı? Google Etiket Yöneticisi ile neler yapılabilir? GTM ile her meydana geldiğinde birçok şey yapmak mümkündür. Yine de, nokta aşama yapılabilecek önemli şeyleri listeleyelim ve birlikte neler yapabileceğimizi görelim.
Google Analytics ile ilişkili tüm önlemleri GTM üzerinden alabilirsiniz. GTM aracılığıyla özel boyutları, özel metrikleri ve içerik gruplarını yöneterek web sitenize etkinlik ekleyebilir, e-ticaretinizi ölçebilir, sayfa gösterimlerinizi düzenleyebilir ve kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği yönetebilirsiniz.
Google Tag Manager (GTM) KurulumuGTM kurulumu çok basit ve hızlı bir işlemdir.
  1. Google hesabınızla Google Etiket Yöneticisi'nde oturum açın
  2. Eklemek istediğiniz web siteleri ve mobil uygulamalar için bir profil oluşturun
  3. Google Etiket Yöneticisi snippet'ini web sitenizdeki etiketinin hemen sonrasına ekleyin.
  4. GTM alanında "yeni etiket oluştur" belirterek Google Analytics ve Google Ads entegrasyonu sağlayın.

Google Tag Manager Analytics Ekleme

[su_youtube url = "https://www.youtube.com/watch?v=1\_QLfmpq0k8" title = "Google Etiket Yöneticisi Analytics Ekleme"]

WordPress'i Google Etiket Yöneticisi'ne ekleyin

Sitenize GTM kod snippet'lerini manuel olarak eklemek zor olabilir. Yukarıda açıklanan yolla uğraşmak istemiyorum. GTM'yi otomatik olarak yükleyebilecek hiçbir WordPress eklentisi yoksa, var :)
Bu eklenti ile GTM'yi çok kolay bir şekilde kurabilirsiniz. Tek yapmanız gereken WordPress için Google Etiket Yöneticisi eklentisini indirip yüklemektir.
Eklentinin ilgili alanındaki önceki konudaki GTM kod snippet'ine Google Etiket Yöneticisi Kimlik numarasını girdikten sonra yükleme tamamlanmıştır.
Özet bir video istiyorsanız, aşağıda bıraktığım videoyu arayabilirsiniz.
[su_youtube url = "https://www.youtube.com/watch?v=ZSySA3nDTL8" title = "wordpress'te google etiket yöneticisi ekleme"]

Shopify için google etiket yöneticisi nasıl eklenir

shopify'ın ülkemizde kullanım oranı her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle Shopify - Google Optimize'ı bir Türk kaynağı olduğu için nasıl kolayca entegre edebileceğinizi açıklıyoruz.
İlk olarak, Shopify yönetici paneline giriş yapıyoruz. Ardından, çevrimiçi mağazanın (1) ve yapılandırmanın (2) adımlarını izliyoruz. Google Analytics Kimliğimizi "Google Analytics Hesabı" alanına ekliyoruz.
📷
Ardından Google Analytics'in ek Javascript bölümüne gidiyoruz ve aşağıdaki kodu ekliyoruz.
(İşlev (w, d, s, l, i) {w [l] = w [l] [], w [l] .push ({'gtm.start':
yeni tarih (). getTime (), etkinlik: 'gtm.js'}); var f = d.getElementsByTagName (s) [0],
j = d. yaratıcılık (lar), dl = l! = 'DataLayer'? '& l =' + l "; j.async = true; j.src =
'Https://www.googletagmanager.com/gtm.js?id='+i+dl;f.parentnode.insertbefore(j,f);
}) (Pencere, belge, 'script', 'DataLayer', 'GTM CONTAINER ID');
ga ('zorunlu', 'GOOGLE OPTIMIZE ID');
ga ('create', 'GOOGLE ANALYSIS ID', 'auto', {allowLinker: true});
Yukarıdaki kodları ekledikten sonra, aşağıdaki gibi bir görüntü elde edersiniz.
📷
Titreşim önleme kodu ekleyin. Google Optimize'in düzgün çalışması için titreşim önleme kodunun dahil edilmesi gerekir. Başlığa kod eklemek için Çevrimiçi Mağaza> Temalar> İşlemler> Kodu Düzenle'yi tıklayın. Sonra "theme.liquid" dosyasına tıklayarak düzenleme moduna geçiyoruz.
📷
Göz kırpma komut dosyasına "Google Etiket Yöneticisi Kimliği" eklediğinizden emin olun. Burada yapılan en büyük hatalardan biri, Optimizasyon kimliğini eklemektir.

📷
Bu kodu ekledikten sonra, son kurulumumuzu yapmak için şimdi Google Etiket Yöneticisi'ne gidiyoruz. Aşağıda görebileceğiniz gibi, bir "Google Optimize" etiketi ekledik ve Google Optimize Kimliğimizi ekledik. Ardından kullandığımız Google Analytics'i seçiyoruz. Buradaki en önemli parçalardan biri, tanımlanacak "Yapılandırılacak alanlar" bölümüdür. AllowLinker alanına "true" değerini veriyoruz. Günümüzü her tarafta çalışıyor olarak tanımladıktan sonra, ayarlarımızı GTM'ye gönderebiliriz.
📷
Kurulumu Google Optimize ile kontrol edersek, aşağıda gördüğünüz gibi başarıyla tamamlandığını göreceksiniz. Testlerinize başlayabilirsiniz! ..
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.05.16 02:48 karanotlar Felsefenin Skandal Çocuğu Max Stirner

Felsefenin Skandal Çocuğu Max Stirner
https://preview.redd.it/u76uajoaw0z41.jpg?width=535&format=pjpg&auto=webp&s=3cd27b18c7daf8bb232445eb4151bb2a777904b0
Rüdiger Safranski’nin Nietzsche-Biyografisinde
Stirner-Nietzsche Karşılaşması
H. İbrahim Türkdoğan

Giriş
Biricik’in skandalını tam olarak anlamamızı sağlayan işte şudur: [...] Gelecekten söz eden herkes aldatmak istiyor.”[1] -Peter Sloterdijk-
“Niezsche Yılı” olarak kutlanan 2000 yılında ünlü Alman filozof Rüdiger Safranski Nietzsche üzerine yaklaşık dörtyüz sayfalık bir biyografi yayımladı.[2] Bir kişi ne kadar ya da nasıl kutlanır? Kutlanabilir? Çöküşe kadar mı? Kutlama anlamsızlaşana dek! İşte bu, Nietzsche şahsında gerçekleşmiş demektir. Bu filozofu “tanımayan”, adını duymamış olan var mı? Hangi kulaktır o, bu adı duymamış olsun! Nietzsche üzerine o kadar çok literatür mevcut ki içinden çıkılmaz bir fazlalıkla karşılaşırız.
Alman tarihinde hem kişi hem de filozof olarak elbette ilginç bir figür olan bu düşünür, Alman sosyal-siyasal ve felsefe tarihinde her zaman tuhaf bir yer almıştır. Çok daha tuhaf bir yeri olan bir başka filozof ise, Nietzsche ile karşılaştırıldığında Alman-Hıristiyan-Batı felsefesinde pek olumlu ilgi gördüğünü söyleyemeyeceğimiz ama birçok “büyük” filozofu derinden etkilemiş olduğunu söyleyebileceğimiz, Max Stirner’dir.
Felsefe üzerine çeşitli kitapları olan, ayrıca Heidegger ve Schopenhauer’in biyografilerini yazan ve Peter Sloterdijk ile birlikte yıllarca bir Alman televizyon kanalında felsefe programı (Das Philosophische Quartet) sunan Safranski, toplam 15 bölümden oluşan Nietzsche-kitabının 6. bölümünde “Mit Max Stirner und über ihn hinaus” (Max Stirner İle ve Ötesinde) başlığı altında Stirner’le Nietzsche’yi karşılaştırır.
Güç İstenci ve Bilgi İstenci
Safranski, önce Nietzsche’nin Dionysos-bilgeliğini, o dönem önde gelen olguculuk, deneycilik ve ekonomizm gibi düşünceleri içeren bilim-bilgeliğinin karşıtı olarak adlandırır. Stirner’e gelmeden önce Alman idealizminden (K. Vogt, J. Moleschotts, H. Czolbes ve Hegel) başlayarak doğalcılık, özdekçilik, tarihselcilik, eğitim ve öğretimi içeren bilgiye kadar “Güç İstenci” ile “Bilgi İstenci” arasındaki bağlantıyı analizler. “Bilgi İstenci” üzerinden de Stirner’e uzanan bir köprü kurar.
Yaşam savunucusu Nietzsche, 19. yüzyılda göklere çıkarılan bilgide bilgeliğin tersini görüyordu. Çünkü: “Modern insan, masalda anlatıldığı gibi, paldır küldür yürümesine neden olan çok sayıda sindirilemez bilgi yükü taşıyor. Bu yürüyüş modern insanın en çarpıcı özelliklerinden birini açığa çıkarıyor: dışına uymayan bir İç ve içine uymayan bir Dış. Eski halkların bilmediği bir karşıtlıktır bu.”[3] Tipik Alman kültürü öğesi olan bu karşıtlık Nietzsche’ye göre bireyin kendini kişi olarak geliştirmesinde bir engeldir. Bu saptama gerçekten de Stirner’e uzanan emin bir köprüdür. Stirner, bu engelin eleştirisini tanımlarken, bilginin istenç olarak doğabilmsei için ölmesi gerektiğini söyler. Bu konuda Nietzsche ile karşılaştırılması yerindedir.
Stirner eğitim ve öğretim konusundaki eleştirisini devlet, yasa, toplum, okul vb. ile ilintilendirirken bu kurumların nevrotik düşünce yapılarını da sergiler ve bireyin öğreniminin bu “darkafalıların” elinden alınması gerektiğini vurgular. Stirner düşünce üzerinden sabit düşünceyi çözümlemek isterken, Nietzsche bilginin dikenini bilgiye çevirmek istiyor; her iki durumda da İç ile Dış arasındaki karşıtlığın ortadan kalkması amaçlanıyor. Safranski’nin “Inversionsdenken” dediği bir tür ters perspektif tarzı üzerinden Stirner ve Nietzsche’yi benzer ya da eşit bir düşünce düzeyine getiriyor. Safranski’ye göre her iki düşünür bu düzey üzerinden “doğa, tarih ve toplumun sözde sağlam mantığını” (Safranski) eleştiriyor.
Nominalizm bağlamında bu düşünce düzeyini tartışmadan önce Stirner’in çeşitli filozoflar üzerindeki gizli tutulan etkisine değiniyor. Safranski’nin sözünü ettiği filozoflar: Marx, Feuerbach, Husserl, C. Schmitt, und G. Simmel. Bu tartışmasında Bernd A. Laska’nın bir incelemesini kaynak gösteriyor.[4]
Stirner’in filozoflar üzerindeki etkisinin gizlenmesini iki nedene bağlıyor: Stirner’in “bireyci-anarşist radikalliğinin” felsefenin “juste milieu” anlayışına ters düşüşü ve disidentlerin Stirner’i resmi olarak “skandal ya da absürt” kavramlarla küçümseyişleri. Bu iki yaklaşımın ardında gizli ve güçlü bir etkilenme yatmaktadır.[5]
Stirner’in felsefesinde hangi ölçüde bir “bireyci anarşist” düşünce ya da Stirner’in anarşizmle herhangi bir felsefesel ya da sosyolojik yakınlığının olup olmadığını tartışmıyor. Dolayısıyla bu tür benzetmeler çok yaygın olan ve gelişigüzel kullanılan entelektüel söylentiler olarak kalıyor. Ayrıca tuhaf olan, birkaç satır sonra Stirner’i yine aynı kayıtsızlıkla “adsız bir varoluşçu” olarak adlandırıyor. İlk benzetmeyle uyuşmayan bu ikinci benzetmeyi Stirner’e uygun bulsam da, iddiasını gerekçelendirmiyor. Stirner bağlamında anarşizm ile varoluşçuluk arasındaki ve istenç ile bilgi arasındaki bağı tutarlı bir şekilde sonuna kadar sürdüreceğine, sıradan bir yan değiniyle yetiniyor: Stirner “özel mülkiyeti” her şeyin üzerinde tutan bir “küçük burjuvaydı” sonuçta. Yine önyargı, yine argümansız yargı, yine gelişigüzel benzetme, yine entelektüel söylenti. Stirner’in alımlama tarihini bir parça bilenler bu sıradan (argümansız) iddiaların fazla yaygın olduğunu bilirler.
Nietzsche, Stirner’den aldığı etkiyi neden gizledi?
Öncelikle Nietzsche’nin Stirner’in varlığını algılayıp algılamadığını, ardından Stirner’den etkilenip etkilenmediğini inceler. İlk aşamada Eduard von Hartmann, Franz Overbeck, Peter Gast’tan yola çıkarak Nietzsche’nin Stirner’den aldığı etkiyi gizlemiş olduğunu vurgular.
Safranski: “Nietzsche’ye gelince, onda da kayda değer bir gizleme gözükmektedir [...] Peki, bir yandan Stirner’i felsefe dünyasında dışlanmışlığa iten ve diğer yandan Nietzsche’yi bu kadar coşturan ya da Nietzsche’nin kendi düşüncesini bu kadar onaylayıcı şekilde etkileyen şey neydi?”[6]
Bu soruyu Safranski, kitabının dört sayfasında açıklamaya çalışıyor. Bunu yaparken, Laska’nın “Marx ve Nietzsche’nin meslektaşları Stirner’i nasıl bastırdıkları ve Stirner’in düşünsel açıdan onlara neden galip geldiği”[7] iddiasını gerçek anlamda tartışmıyor, Laska tarafından temalaştırılan birkaç noktaya değindiği halde.
Sorun nedir?
Stirner’in dili Nietzsche’nin diline oranla çok acımasız, çok sert, çok “kaba”, çok “çıplak”, çok “anarşist”, çok “tarzsız”; öyle ki “Alman dilinin büyük bir sanatçısı olan ve daha şık bir dil tarzı olduğu düşünülen Nietzsche, Stirner ile aynı düzeyde algılanmak istemezdi.”
Safranski Stirner’in “kötü şöhretinden” dolayı Nietzsche’nin onunla anılmak istemediğini bir olasılık olarak görüyor. Şöyle diyor: “O dönemlerde yaşayan biri o dönemlere uygun olan yanıtı şöyle ifade ediyor: ‘Eğitimli insanların dünyasında o (Nietzsche), kaba ve acımasız biri olan ve çıplak egoizminde ve anarşizminde ısrar eden Stirner’e olan sempatisini fark ettirseydi, sonsuza dek gözden düşmüş olacaktı.’”[8] Ekliyor: “Stirner’in kötü şöhreti göz önüne alındığında, aslında Nietzsche’nin onunla aynı nefeste anılmak istemediği tahmin edilebilir.”[9]
„Omar Chajjam und Max Stirner“[10] adlı çalışmamda Fritz Mauthner’in Stirner’in gizemciliğine karşı şüpheci tavrını Stirner’in o dönemler esas olarak anarşizmle ilişkilendirilmesine bağlamıştım. Ve bu nedenle Mauthner’in Stirner’i yanlış anladığını, bu nedenle Heidegger’in “Stirner’i hiç okumadığını” söylemekle kendini küçümsemiş olduğunu, bu nedenle Habermas’ın Stirner’den nefret ettiğini, bu nedenle Sloterdijk’ın sık sık “deha” Marx’ın yüzlerce sayfada Stirner’in basit bir düşüncesi üzerine kafa patlattığını söyleyebildiğini ileri sürmüştüm. Ve bu nedenle birçok düşünür ve şair Stirner’le anılmak istemiyor olabilir. Ama bunun Stirner felsefesiyle hiçbir ilgisi yok; bu durum sadece bu insanların psikolojik sorunlarına işaret ediyor. Nietzsche’nin bir tarz meselesinden dolayı Stirner’i anmadığı sonucuna varmak. Bu mu yani bütün mesele! Bu gerçekten inandırıcı mı? Ve eğer buysa, o zaman Safranski’nin “o dönemlere uygun” demesi de geçersiz, çünkü bu durum 20. yy düşünürlerine kadar sürdü. Ayrıca Stirner’in “anarşizminde ısrar” etmesi tamamen bir kurgu, bir fantezi. Fantastik bir yorum.
İçimizdeki Öte Dünya ve İç ile Dış arasındaki karşıtlık
Önce Laska’nın alıntısını özetleyerek aktaracağım: Stirner’in, dönemin radikal aydınlanmacılarına getirdiği eleştirilerden biri: Aydınlanmacılar sadece “Tanrıyı öldürdüler”, “dışımızdaki öte dünyayı” imha ettiler; ama şu bizim “dindar ateistler” dinsel etiğin nedeni olan “içimizdeki öte-dünyayı” korudular ve ona sadece seküler bir biçim verdiler. Oysa binlerce yıllık zincirlerden gerçek kurtuluş yolu, söz konusu “içimizdeki öte-dünyanın” yok edilmesiyle gerçekleşebileceğini vurguluyordu Stirner. Stirner’in “içimizdeki öte-dünya” kavramından kastettiği, daha sonra Sigmund Freud tarafından 1923 yılında “Üst-Ben” olarak tanıtılan psişik mercidir. Üstben bireyde çocuğun nihai kültürünün temel sonucu olarak ortaya çıkar. Yaşamın erken dönemlerinde prerasyonel ve irrasyonel bir şekilde üretilen ve daha sonra Ratio tarafından sadece çok sınırlı bir şekilde etkilenebilen değerlerin birikimi olarak kalır. Üstben, bireyin orijinal benliği olarak görüldüğü hâlde heteronominin kendisidir.[11]
Sloterdijk, “Çağımızın Kötü Çocukları” adlı kitabında Stirner ile Freud’u bu bağlamda karşılaştırırken aynı sonuca varıyor; Üstben Stirner’in adına “Saplantılılar” dediği “içselleştirilen kolektif normlar” (Sloterdijk), yani içimizdeki öte-dünyadır. “İçimizdeki öte-dünya” kavramı Nietzsche’nin “İç ve Dış arasındaki karşıtlık” düşüncesini doğrudan çağrıştırıyor. Batı aydınlanmasının çöküşüne neden olan tam da bu karşıtlıktır yani içimize yerleştirdiğimiz öte-dünya.
Gustav Landauer tarafından “son büyük nominalist” olarak adlandırılan Stirner’in “nominalizmini” Safranski de bir hayli över. Marx, Feuerbach ve öteki Genç Hegelcilere oranla Stirner gerçek anlamda bir din eleştirmeni ve bir “Alleszermalmer”, Herşeyi ezip geçen, amansız bir Ben’dir. “Ortaçağ nominalistleri “kavranılamaz yaratıcı Tanrı’yı” usa karşı savunmuşlardı ki usçular Tanrı’yı da bir kavram örgüsüne almak istemişlerdi. “Nominalist Stirner” kavranılamaz yaratıcı Ben’i dinsel, hümanist, liberal, sosyolojik ve her türden Genel kavramlara karşı savunur.”[12] Nominalizm bilinci olmaksızın Stirner “içimizdeki öte-dünyayı” analizleyemezdi. Feuerbach ve Marx, her biri kendi tarzına göre, kendi yarattıkları fantazmalarda takılıp kaldılar. Feuerbach, Tanrıya eşit tuttuğu İnsan öğretisinde. Marx, üretim dogmasında.
“Çok sıradan alaycı bir tarzda Marx, küçük burjuva Schmidt/Stirner’i sosyal durumundan dolayı suçladı; yaratıcılığa kesin sınırlar koyan sosyal durumdur. Ne var ki Marx, Stoa’nın eski keşfini, şeylerden fazla etkilenmediğimizi, daha çok şeyler hakkındaki görüşlerimizden etkilendiğimizi düşünmedi. Ve Marx’ın kendisi nihayetinde kendi faaliyetlerinde proletarya tarafından değil, proletarya fantazması tarafından yönlendirildi. İşte bu yüzden Stirner, Ben’in yaratıcılığını vurgulamakta haklıdır, çünkü kuramsal olarak dayandığı hareket özgürlüğünü yaratan bu fantazmadır.[13] Bu bağlamda Marx’ın ve özellikle Marksizmin aydınlanmanın yıkılışında özel olarak katkıda bulunduklarını vurgulamak gerekir.
“İçimizdeki öte-dünya” kavramı, yaşamı yıkıma sürükleyen iki öğe içerir Stirner’e göre. Birincisi: “Aile ve toplumca içimize implante edilen heterojen bir ipotek, ki bu ipotek kişinin içinden geldiği geçmişidir.[14] İkincisi: “İçimize ekilen ‘insanlık’, ‘hümanizm’, ‘özgürlük’ gibi Genel Kavramlar tahakkümü.”[15]
Nominalist bir Ben adlandırılamayan kendi varoluşuyla yüzleşir. “Varoluşçu ilke Stirner için de geçerlidir: Varoluş özden önce gelir. Bireyi adsız varlığına geri getirmek ve onu özcü hapishanelerden kurtarmak Stirner’ın dürtüsüdür.”[16]
Safranski’nin bu analizine katılıyor ve Stirner’in başyapıtının özcü hayaletlere karşı bir varoluşçu çığlık olarak okunabileceğini vurguluyorum. Stirner’in “varoluşçuluğu” konusunda kısa bir açıklama getirmek istiyorum. Stirner’e göre “varoluş açıklama gerektirmez, ad gerektirmez. Bu nedenle varoluşu varoluşçuluklaştırmıyor Stirner.”[17] Biricik’in genel bir ifadesi olmadığına göre her an kendini nasıl tüketirse odur. Geleceğe yönelik değildir, geleceğe dair bir amaç taşımaz. Geleceğe dair düşünce sistemlerini dogmatik bulur. Dogmatik olan sabittir, değişmezdir, dolayısıyla bireyin “doğasına” ters düşer. Sonuç olarak gelecek vaat eden düşünce sistemleri bireyin “her anki” yaşamıyla uyum sağlayamayacakları için aldatma projeleridir. İşte, Sloterdijk’ın Stirner’in “skandal” olarak algınlanmasının nedenlerinden birinin bunun olduğunu vurgulaması yerindedir. Sloterdijk’tan başka bir alıntı ile kapatıyorum varoluşçuluk konusunu: “Varolmanın totolojik bir mesele olduğunu Stirner’den önce hiçbir düşünür Stirner kadar kavramadı. […] ‘Ben neysem oyum.’ […] ‘Kendini” bulan, kendi varoluşunun meşrulaştırılması sorunundan vazgeçer.”[18]
Safranski, metninde son bir karşılaştırma yapacak gibi gözükürken, konuyu sonuna kadar tartışmadan, tamamlamadan Stirner’e ani bir tepki göstererek kapatır konuyu. “Stirner’in felsefesi mükemmel bir kurtuluş hamlesiydi, zaman zaman tuhaf ve skuril. Ayrıca da çok Alman anlamında tutarlı. Nietzsche Stirner’in felsefesini bu tarz bir kurtuluş olarak duyumsamış olmalı, kendi düşünce dünyasında yer açmak zorunda olduğu dönemde; yaşamın canlılığı adına bilgi ve hakikat problemi üzerine ve bilgi dikeninin bilgiye karşı nasıl çevrilmesi gerektiğini düşündüğü dönemde.[19]
Tam da tartışılması ve açıklanması gereken nokta budur. Ancak Safranski böyle bir girişim yapmadan Stirner’e yönelttiği bir hamleyle konuyu kapatıyor:
“Bir bakımdan ama Nietzsche Stirner’de tamamen yabancı ve mutlaka itici bir şey algılamış olmalı. Çünkü Stirner, ne kadar yaratıcı olursa olsun, mülkiyet konusunda fazla inatçı; bu mülkiyet sadece kendine sahip olmakla sınırlı olsa bile, neticede bir küçük burjuva olduğunu gösteriyor. Nietzsche de fantomlardan kurtulmak istiyor ve bir mektubunda yazdığı gibi, kendine gerçekten sahip olmak (B 6, 290) için tüm düşünce yeteneğiyle her şey yapmaya hazır.”[20] “Ama Nietzsche’nin jestleri Stirner’den daha az savunmacı; Nietzsche kendini kendine bırakmak istiyor. Stirner açığa çıkarmaya yatırım yapıyor, Nietzsche harekete yatırım yapıyor. Stirner kopuş yaratıyor, Nietzsche kalkışa hazırlanıyor.”[21]
Görüldüğü gibi son paragraflarda da içerikten daha çok üslup farklarından söz ediyor Safranski. Oysa kendine “gerçekten sahip olmak” düşüncesini inceleseydi; ve sahip-olma, malik, Kendi-olan gibi Stirner felsefesinin temel kavramlarıyla karşılaştırsaydı, ilginç sonuçlara varacaktı; iki düşünürün bu konudaki yakınlıkları ortaya çıkabilirdi. “Küçük burjuva” gibi geçerliliği olmayan Marksçı ve dışlayıcı bir terimle iki düşünür arasında fark araması, düşünürlerin felsefeleri açısından anlamsız ve gereksizdir. Sonuç olarak Safranski, bu çalışmasıyla Stirner-Nietzsche tartışmasına yeni bir şey katmamıştır.
📷
[1] Peter Sloterdijk: Die Schrecklichen Kinder der Neuzeit. Suhrkamp 2015, s. 465. (Metin boyunca çeviriler ad verilmediği sürece bana aittir.)
[2] Rüdiger Safranski: Nietzsche. Biographie seines Denkens. Hanser Verlag 2000.
[3] Friedrich Nietzsche: Sämtliche Werke. Studienausgabe in 15 Bänden. Herausgegeben von Giorgio Colli und Mazzino Montinari. München 1980 (dtv-Ausgabe). Band 1, S. 272. Zitiert nach: Rüdiger Safranski: a.g.e., s. 116.
[4]Bernd A. Laska: Max Stirner - Dissident geblieben. Die Zeit, 27. Januar 2000, Nr. 5, s. 49.
[5] Safranski, a.g.e., s. 123.
[6] Safranski, a.g.e., s. 123 ve 125.
[7] Laska, a.g.e., s. 49.
[8] Wolfert von Rahden: Eduard von Hartmann und Nietzsche. Zur Strategie der verzögerten Konterkritik Hartmanns an Nietzsche, S. 485. In: Nietzsche-Forschung. Band 13. Berlin-New York 1984. Zitiert nach: R. Safranski, a.g.e., s. 124.
[9] Safranski, a.g.e., s. 124.
[10] H. Ibrahim Türkdogan: Omar Chajjam und Max Stirner. Verlag Max- Stirner-Archiv, Nr. 19, April 2001, s. 13.
[11] Laska, a.g.e., s. 49.
[12] Safranski, a.g.e., s. 128.
[13] Safranski, a.g.e., s. 128.
[14] Safranski, a.g.e., s. 126.
[15] Safranski, a.g.e., s. 126.
[16] Safranski, a.g.e., s. 126.
[17] H. Ibrahim Türkdogan: Eine Analyse des Sartreschen Existentialismus in: „Der Ekel“ und andere Schriften aus der Sicht des Stirnerschen Denkens, S. 127-128. In: Ich hab’ Mein’ Sach’ auf Nichts gestellt. Texte zur Aktualität Max Stirners. Karin Kramer Verlag, Berlin, 1. Auflage 1996.
[18] Peter Sloterdijk: Die Schrecklichen Kinder der Neuzeit. Suhrkamp 2015, s. 454.
[19] Safranski, a.g.e., s. 128-129.
[20] Safranski, a.g.e., s. 129.
[21] Safranski, a.g.e., s. 129.
http://projektmaxstirner.de/skandal.html?fbclid=IwAR2YSDbbvaTCHyOFL0NjYWB8-6ZrTJlOVD8PRURBZjH7WmQ5TzZ2jgGzT2s
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.02.25 02:37 blogmodu Evden Para Kazanma Yolları 2020 Türkçe

Evden para kazanma yolları özellikle son yıllarda, internetteki mecraların da giderek artmasıyla, internetin başında olan birçok kişi tarafından sıkça aratılan cümlelerden biridir. Günümüzde interneti sıkça kullanan herkes “İnternetten nasıl para kazanılır?” Sorusunu sorar hale geldi. Hâl böyle olunca birçok blog ve websitesi de bu konular üzerine yazılar yayınlayarak bu insanlar için rehber olmaya çalıştılar. Evden Çalışarak Para Kazanma
Ben de “Evden para kazanma yolları” adlı bu yazımda internet üzerinden para kazanma yollarından kendi tecrübelerimle edindiğim kısımları sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu yüzden sizler için bir liste hazırladım. Bu liste ile online para kazanma yollarının birçok farklı versiyonu ile sizleri tanıştıracağım.
Şimdi eğer hazırsanız, daha fazla lafı uzatmadan bu listeye birlikte bakalım:
  1. Anket doldurmak
  2. Domain ticareti
  3. Captcha çözmek
  4. Online ürün satışı
  5. Makale yazmak
  6. YouTube kanalı
  7. Udemy eğitimi satmak
  8. Blog açmak
  9. Stok fotoğraf satımı
  10. Affiliate marketing
  11. Yorum satışı
  12. Backlink satışı
  13. E-Kitap yazarlığı
  14. Dropshipping
  15. Mobil mining
Gördüğünüz gibi internet ortamında bizlere para kazandırabilecek birçok farklı yol bulunmakta. Ancak burada ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum: Bu yollardan size uygun olan birinde karar kılın ve ona odaklanın. Çünkü bu yolların 5-6 tanesini aynı anda yapmaya çalışırsanız, kuvvetle muhtemel başarısız olursunuz.
evden çalışarak para kazanma
“E liste güzel hoş ama bunlardan nasıl para kazanacağız?” diye düşünüyorsanız, endişelenmeyin… Şimdi her bir yöntemi tek tek resimlerle anlatarak sizlere nasıl para kazanabileceğinizi anlatacağım.
Hazırsanız hemen başlayalım…
Anket Doldurarak Para Kazanma İnternetten para kazanma denildiğinde birçok kişinin aklıma anket doldurma gelecektir. Bunun nedeni aslında bu yöntemin oldukça eski ancak hâlâ geçerli bir yöntem olmasından kaynaklanmaktadır.
Anket doldurarak kazanç elde etme, özellikle online ortamda, oldukça dikkatli yapılması gereken bir iştir. Burada dikkatten kastım, anket dolduracağınız platformu seçerken ki dikkattir. Çünkü internette birçok web sitesi anket ile kazanç sağlama adı altında ödeme yapmayabiliyor. Bu yüzden anket sitelerini seçerken ince eleyip sık dokumak gerekiyor.
Benim bildiğim ve gerçekten sağlam şekilde çalışan bazı anket siteleri var. Bunlar:
Anket doldurarak para kazanmak Wordapp görevler
Wordapp Wordapp sitesi hem anket doldurabileceğiniz hem de içerik üreterek yani makale yazarak para kazanabileceğiniz güvenli bir platformdur. Ancak bu sistem de maalesef kusursuz bir mecra değil…
Bunun en büyük nedeni anket sıklığının, verdiğiniz bilgilere göre, yetersiz olması. Genellikle 2-3 günde bir 1 anket gelmektedir. Bu anketlerin ücretleri ise minimum 0,10 euro ile 1 maksimum 1 euro arasındadır. Ama çoğunlukla anket ücretleri düşüktür.
Anket doldurarak kazanç sağlama Wordapp profil soruları
Sitede derecelendirme sistemi bulunur. Dereceniz yükseldikçe size makale yazma görevleri gelmeye başlar ve bunlardan euro olarak kazanç elde edersiniz.
Wordapp’in başka bir problemi ise anketlerin bazılarında anketin ortasında “Bu ankete devam edemiyorsunuz” yazısının çıkarak devam etmenize engel olmasıdır.
Anket doldurarak para kazanma Wrodapp Anketi Görüntülemiyorsunz
Bu durumu yetkililer, sisteme kayıt olurken verilen bilgilerle he anketin ilk kısmında sorulan kişisel bilgilerin uyuşmaması olarak açıklıyorlar. Bu nedenle sisteme tutarlı bilgiler girmek gerekmektedir.
Wordapp görevleri yaparak para kazanma Wordapp görevler
Son olarak Wordapp sitesi ödemelerini 50 euro eşiğine ulaştıktan sonra yapmaktadır. Ancak banka hesabına EFT yaptığı için %8’lik bir kesinti de yapılmaktadır.
MarketAgent Bir başka köklü ve çok sayıda üyesi olan sistem ise MarketAgent’tır. Bu sistemde siteye ilk üye olduğunuzda ilk makaleniz için 3 euro ödeme yapılmaktadır. Ancak daha sonra makale sıklığı oldukça düşük olarak seyrettiğinden dolayı bu siteden para kazanmak için referansınızla siteye yeni üyeler getirmelisiniz.
MarketAgent sitesi ödemelerini Skrill üzerinden yaptığından, sisteme üye olmadan önce mutlaka bir Skrill hesabı oluşturmayı unutmayın.
ClixSense ClixSense, dünyada adını duyurmayı başarmış olan güvenli anket doldurma sitelerinden bir diğeridir. Bu sitenin diğer anket sitelerinden en önemli farkı, ankete ek olarak farklı görevlerle de kullanıcıya para kazandırmasıdır.
Bu sitede, eğer anketlerin giriş kısmında birbiriyle çelişen yanıtlar verilmesi durumunda anketi iptal ediyor. Bu yüzden yaş, medeni durum, cinsiyet ve gelir durumunuzla ilgili ilk verdiğiniz cevapları bir yere not etmenizde fayda var.
ClixSense, ödemelerini Payoneer üzerinden yaptığından, hesabınızda en az 50 dolarlık bir meblağ olması gerekmektedir. Tabi bunun içine Payoneer’in yaptığı komisyon kesintisi dahil değildir.
Bu sistemde de diğer pek çok anket sitesinde olduğu gibi referans ile kazanç sistemi de mevcuttur. Eğer bir kişi sizin referans linkiniz ile bu siteye kayıt olursa, siz bu kişinin kazancıdan %20’lik bir paya sahip oluyorsunuz.
Benim bildiğim ve güvenli olduğuna inandığım anket doldurma siteleri bunlardı. Eğer yeni bir site öğrenirsem yazımın bu bölümüne eklerim. Şimdi diğer yönteme geçelim…
Domain (Alan Adı) Ticaretiyle Para Kazanma
Domain alım-satım yaparak para kazanma üzerine konuşmadan önce sizlere domainin ne olduğundan kısaca söz etmek istiyorum. İnternet üzerinde girdiğimiz her websitesi, forum, blog vs. mecraların bir alan adı vardır. Örnek vermem gerekirse www.ornekdomain.com bir domaindir. Yani domain, internette 7/24 açık olan sunucularda barındırılan tüm sitelere girerken kullandığımız adreslerdir.
Domaini, bir eve ait olan kapı numarası veya bir apartman adı gibi de düşünebiliriz.
İnternet alemindeki domainlerin büyük kısmı, subdomainler hariç, süreli olarak kişilere kiralanır. Bu süre genel olarak 1-10 arasında değişmektedir. Kullanıcı bu alan adını ne kadar süre kullanırsa, bu süre (yıl) için para öder.
Yukarıda domainlerin bir süresi olduğunu söylemiştim. İşte bu domainlerin süreleri sonlandığında GoDaddy gibi domain ve hosting şirketleri bu domainleri tekrardan satışa çıkarırlar.
Burada bir konuya açıklık getirmem gerekiyor. Bir domainin süresi dolduğunda hemen silinmez. Domaini satan şirket bu alan adını son kullanan sahibine 45-60 gün arasında bir sürede aynı domaini tekrar satın alma hakkı sunar. Bu süre zarfında domain expired olmuş olur. Yani bir anlamda 45-60 gün arası başkalarının satın alımına kapalı olarak beklemede kalır. Expired süresi dolduğunda ise domain deleted (silinmiş) pozisyona geçer.
Bir domain deleted (silinmiş) pozisyona geçtiyse, bu domain için herkes teklif verebilir ve satın alabilir.
Domain ticaretinde domainleri takip amaçlı en sık kullanılan sitelerden biri expireddomains.net adlı sitedir. Sitede expired ve deleted olarak domainlerin ikiye ayrıldığını görebilirsiniz.
Yine bir başka expired olmuş alan adlarını takip edebileceğimiz site de expired-domains.co websitesidir.
domain ticareti ile para kazanma expireddomains web sitesi
Yukarıda söz ettiğim expired domain ve deleted domain kavramları, domain alım-satımı için önemlidirler. Çünkü bir domain expired olduğunda takip süreci başlar. Domain alıp satan kişiler bu takibi kendileri yapabildikleri gibi, backordering hizmeti veren aracı şirketler vasıtasıyla da bu işlemleri yapabilirler. Böylece hem işlemin takip yükünden kurtulunmuş hem de alım kolaylaştırılmış olunur. Ancak dediğim gibi backordering hizmeti almak şart değildir. Tamamen tercihe bağlıdır.
Diyelim ki yukarıda söz ettiğim bu web sitesinden birinde hoşumuza giden bir domain bulduk. Ancak domain expired bir domain. Yani direkt satın alamayız. Süresinin dolmasını beklememiz gerekecek. Ancak bunu bizim yerimize bir backordering şirketi de yapabilir. Hem de süre sonunda istediğimiz domaini satın alamazsa da bizden para istemez.
Bu nedenle örnek olarak bir domain seçiyorum sizlere göstermek için.
domain ticareti ile para kazanma expired-domains.co web sitesi
Sarı ile vurguladığım bu alan adına bakmak için GoDaddy websitesine giriyorum ve bu alan adını aratıyorum.
GoDaddy ile backordering yapma GoDaddy backordering
İşaretli alanları tıklıyorum ve site beni yönlendiriyor.
GoDaddy backordering hizmeti GoDaddy ile Backordering
Expired süresi olan 45-60 gün arasında GoDaddy, istediğim domaini almaya çalışacaktır. Ancak alamazsa benden para istemeyecek.
Aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Neden GoDaddy böyle bir işlem yapıyor? Cevap basit aslında: Komisyon almak için.
Bu arada GoDaddy’i rastgele seçtim. GoDaddy dışında pek çok backordering hizmeti veren domain şirketi de bulunmaktadır. Ben GoDaddy’i sektöründe güvenilir bir küresel marka olduğu için verdim.
Peki, diyelim ki bu alan adını satın aldık. Sonra ne olacak? Cevap yine basit: Domaini kaç yıl için aldıysak bu kadar süre satılmasını bekleyeceğiz. Tabi bize ait olan bir domain için istediğimiz fiyatı istememiz mümkün. Ancak fazla uçmamak da önemli.
Satın aldığımız bu domain veya domainleri de Flippa, Sedo ve yine GoDaddy üzerinden satışa çıkarabilir ve para kazanabiliriz.
Captcha Çözerek Para Kazanma
Captcha’nın ne olduğunu sanırım herkes biliyordur. Ben yine de kısaca açıklayayım. Captcha herhangi bir online platforma giriş yaparken sürekli olarak karşımıza çıkan ve istenilen resim veya rakamları, insan olduğumuzu kanıtlamak için, seçmemizi isteyen bir sistemdir.
Captcha’nın temel amacı, bir platformu ziyaret eden kişinin bir bot mu yoksa insan mı olduğunu anlayarak, muhtemel bir Ddos ya da siber saldırıya karşı korumaktır.
Bazı web siteleri ise özellikle çalışanları sisteme girerken Captcha ile uğraşmamaları için, Captcha sistemini tamamen kaldırmak yerine, dışarıdan üçüncü taraf sitelerle anlaşarak bu kodları inşalara çözdürürler.
Bir diğer nedeni de Captcha sitelerinin satacakları Captcha kodların doğruluğunu ancak belirli bir doğruluk yüzdesinin üzerinde olduğundan emin olduklarında kendi müşterilerine satabilmesidir.
İşte bu siteler sayesinde internetten Captcha çözerek para kazanma diye bir uğraşı ortaya çıkmıştır. İnternet ortamında Captcha çözdüren birçok site olsa da her site maalesef ödeme alabilmek için o kadar güvenli değildir. Ben de bildiğim bir Captcha platformunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
2Captcha.com
2Captcha.com sitesinden para kazanma 2Captcha.com sitesinden para kazanma
Bu siteye öncelikle bir mail adresi ile kayıt olun. Siteye girdikten sonra worker seçeneğini seçmeniz gerekiyor ki para kazanabilin.
2Captcha 2Captcha
Start butonuna bastığınızda karşınıza 42 soruluk bir eğitim çıkacak. Bu eğitimde size küçük detaylardan söz ediyor. Bu yüzden dikkatlice yapın. Eğitim bittiğinde yeniden start butonuna basarak Captcha çözmeye başlayabilirsiniz.
Bu sitenin en güzel yanı 0,5 dolara ulaştığınızda (2-3 bin Captcha çözmeniz gerekir) ödemenizi aşağıdaki ödeme yöntemlerinden herhangi birine yapmasıdır.
2Captcha ödeme kanıtı 2Captcha ödeme kanıtı
Eğer aşağıdaki ödeme yöntemlerinden birine sahip değilseniz, birine üye olmanızı tavsiye ederim.
Captcha Çözerek Para Kazanma 2Captcha.com ödeme yöntemleri
Captcha çözerken dikkat etmeniz gereken son nokta ise fazla hata yapmamaktır. Eğer çok fazla hatalı giriş yaparsanız site hesabınızı şüpheli hesap kategorisine alabilir.
Şimdi bir diğer evden para kazanma yoluna geçelim…
Online Ürün Satışı ile Para Kazanma
Günümüzde alış-veriş anlayışı geçmişe göre oldukça değişti. Artık milyonlarca insan hem fiyatların daha ucuz olması hem de daha rahat olduğu için internet üzerinden birçok ürünü satın almakta. Durum böyle olunca internetten ürün almak kadar ürün satmakta oldukça revaçta bir gelir yöntemi haline geldi.
Ortada devasa bir pasta var. Bu pastadan aslan payını büyük e-ticaret platformları alsa da bizim gibi ufak satıcılara da bu alanda ekmek var.
Örnek vermek gerekirse, Dropshipping yöntemi bunları şu an en popüleri. Amazon, eBay ve gittigidiyor benzeri büyük pazar yerlerinde bireysel olarak dahi satış yapmak mümkün. Dropshipping bu noktada stoksuz satış olanağı verdiği için satıcıların işini çok daha kolay hâle getiren bir sistem. Ancak benim size önerim bu satış yöntemiyle ilgili olarak Udemy gibi eğitim platformlarında ucuz bir eğitim bulun ve satın alın. Daha sonra konuya iyice hâkim olun ve online ürün satışına başlayın.
Buraya kadar anlattığım konu sadece Dropshipping ile ilgiliydi. Eğer “Ben Dropshipping falan anlamam. Daha kolay bir yolu yok mu?” derseniz de yazımı okumaya devam edin.
Online satışın bir başka boyutu da sadece emeğinizi koyarak para kazanmaktır. Nasıl mı olacak o? Yine bir örnek üzerinden gitmek istiyorum. Diyelim ki çiçeklere karşı ilginiz var ve az çok bir şeyler biliyorsunuz. O zaman balkonunuzda veya alanınız varsa evinizin bir odasında sukulent veya kaktüs üreterek bunları fiziken ya da instagram gibi sosyal medya alanlarından satabilirsiniz.
Bunun dışında eğer bir el işi sanatıyla uğraşıyorsanız, ahşap üzerine isim yazma veya maket ev yapımı gibi, bunları da sosyal medya üzerinden ya da ETSY gibi platformlardan satarak kazanç elde etmeniz mümkün. Yalnız şunu unutmayın ETSY, online mağaza için aylık bir ücret istemektedir.
Eğer bu bölümde anlattıklarım sizin için uygun değilse, aşağıdaki bölümlerde anlattıklarıma da bir bakın derim…
Makale Yazarak Evden Para Kazanmak
Son yıllarda giderek yaygınlaşan bir diğer online kazanç yöntemi de makale siteleri için evden makale yazarak para kazanmaktır. Eğer bu konuyla ilgili olarak daha önce herhangi bir şey duymadıysanız, daha detaylı bilgi almak için şu yazımı okuyabilirsiniz.
iyimakale ile para kazanma iyimakale ile para kazanma
Ben yine de kısaca sizlere işin mantığını anlatayım. Öncelikle bir makale alım-satım sitesine girerek üyelik oluşturmanız gerekiyor. Yazımda da belirttiğim gibi bu alanda en güvenilir sitelerden iki tanesi aşağıdadır:
➤iyimakale.com ➤icerik.net
makale yazarı olmak icerik.net ile para kazanma
Bu sitelerde üyelik oluşturduktan sonra yapmanız gereken ilk şey “SEO uyumlu makale nasıl yazılır?” şeklinde Google’da aratarak internetten bilgi edinmenizdir. Bunu öğrendikten sonra, istediğiniz bir konuda SEO uyumlu bir makale yazın ve bu iki siteye de yazarlık başvurusunda bulunun. Sonucu 1-2 gün içerisinde size e-mail yoluyla bildireceklerdir. Ancak bu ilk makalenizi yazarken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var.
Bunları şöyle sıralamak mümkün:
➤Öncelikle söylemeliyim ki bu iki web sitesine makale göndermeden önce en azından SEO uyumlu 3-4 makale yazarak alıştırma yapın.
➤Başvuru için göndereceğiniz makale 300-600 kelime uzunluğunda olsun.
➤Anahtar kelimelerinizi mutlaka bold yapın.
➤Makalenizde mutlaka, SEO açısından, uzun kuyruklu anahtar kelimeleri kullanın ve bold yapın.
➤Makalenizi yazdıktan sonra mutlaka 1-2 kez okuyun ve yazım-imlâ hatalarını düzeltin.
➤Makalenizde aşırı uzun cümleler kurmayın.
➤Mümkünse akıcı ve okuyucuyu yormayan bir dil ile makalenizi yazmaya çalışın.
Bu önerilerin size yardımcı olacağını düşünüyorum. Eğer aklınıza takılan bir soru olursa yorumlar veya iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz.
Yazarlık başvurunuz kabul edildikten sonra hemen siparişlere başvurmayın. Çünkü ilk zamanlar usta olmadığınız için olumsuz yorumlar alabilirsiniz. Bu da hem makalelerinizin satılmamasına hem de moralinizin bozulmasına neden olabilir. Bu yüzden ilk 1 ay sadece sisteme konusunu kendinizin belirlediği hazır makaleler yüklemenizi tavsiye ederim. Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelecektir. Bol kazançlar…
YouTube Kanalı Açarak Para Kazanma
YouTube ile para kazanmak birkaç yıl öncesine göre bir hayli zorlaşsa da hâlâ iyi paralar kazanmanın mümkün olduğu bir sistem.
Yapılan son güncellemelerle birlikte YouTube’dan para kazanma 1000 abone ve 4000 saatlik izlenme koşullarına bağlandı. Bu nedenle YouTube kanalı açarak gelir elde etmeyi daha uzun soluklu bir iş olarak düşünmek artık daha doğru.
Benim siz okurlara tavsiyem, mutlaka bir YouTube kanalı açmanız olacaktır. Bu kanala ilgi alanınıza göre video içerikler yüklemeye başlayın. Tabi bu konu söylendiği kadar basit değil maalesef. Bir video içeriğin üretim aşaması, konuya göre, oldukça zorlu olabilir. Fakat koşulları sağladığınız takdirde gerçekten güzel bir pasif gelir kapısı oluşturmuş olacaksınız.
Eğer YouTube kanalı açmak ile ilgili olarak hiç bilginiz yoksa, YouTube üzerinde bununla ilgili kanallar mevcut. Hatta öneri olarak YouTube Hocam kanalının içerikleri oldukça başarılı. Buradan faydalanabilirsiniz. Yok ben daha detaylı öğrenerek iyi bir YouTuber olmak istiyorum derseniz de yine Udemy üzerinden uygun fiyatlı bir eğitim alarak başlayabilirsiniz.
Benim bu konudaki tavsiyelerim ise şöyle olacaktır:
➤Eğer eğlence kategorisinde videolar üretmiyorsanız videolarınızın süresi çok uzun olmasın
➤Videolarınızı mutlaka YouTube için SEO kurallarına uygun şekilde yapın
➤Videolarınızda video yaptığınız yazılımın filigranı asla olmasın. Bu nedenle Shotcut gibi kaliteli ve açık kaynak yazılımları tercih edin.
➤Video thumbnaillerinize büyük önem verin. İlgi çekici, kaliteli ve renkli olması video tıklamalarınızı arttıracaktır. Bunun için ücretsiz bir site olan Snappa’yı kullanabilirsiniz.
➤Sadece PC veya mobil ekran görüntüsü kaydı alarak video üretecekseniz, yine yukarıda dediğim gibi filigransız bir yazılım kullanın.
➤Videolarınızda ses kaliteniz iyi olsun. Bunun için Google Play Store’dan Easy Voice Record uygulamasını kullanmanızı öneririm. Bir telefon kulaklığı işinizi görecektir…
➤Son olarak eğer mümkünse videolarınızı 2K ve 4K olarak yükleyin. Eğer olmuyorsa da 720p veya 1080p kalitede olmasına özen gösterin.
➤Ve tabi özgün olun!
Udemy ile Para Kazanma
Udemy, şu an için birçok kişiye göre dünyanın en büyük online eğitim platformu. Özellikle yazılım, web, kod bilgisi, yabancı dil gibi alanlarda eşi bulunmaz bir hazine. Çünkü alınan eğitim saati ve elde edilen verim, verilen eğitimin ücretiyle kıyaslanamayacak kadar fazla.
Hâl böyle olunca Udemy’nin Türkiye’de faaliyette olması, belli alanlarda yetkin olan insanlar için bir gelir kapısı oluşturdu. Birçok kişi eğitimi ve tecrübesiyle ilgili alanlarda Türkçe eğitim setleri oluşturarak platforma yükleyerek kazanç elde ettiler. Tabi, ben de Blogger alanındaki tecrübelerimi bu platforma aktararak, şu an için toplam 7,5 saatlik bir eğitim olan “A’dan Z’ye Blogger Eğitimi” adlı eğitim setimi hazırladım. Dileyenler göz atabilirler…
Gelelim sizlerin Udemy üzerinden nasıl para kazanabileceğine? Öncelikle spesifik bir iş üzerinde bir tecrübenizin olması şart. Örnek vermek gerekirse, ben 2011 yılından beri Google’a ait olan Blogger platformu üzerinde pek çok blog oluşturdum, tema düzenledim, yeni kodlar ekledim ve ciddi bir birikime ulaştım. Sizlerin de herhangi bir alanda eğitimi veya tecrübesi varsa, siz de kendi eğitimi videolarınızı kişisel bilgisayarınızda çekebilir ve Udemy’e yükleyerek bir eğitim seti oluşturabilirsiniz.
Son olarak şunu ifade etmek isterim: Udemy eğitmeni olmanız için illa üniversite mezunu veya yazılımcı olmanıza gerek yok. Sadece kendinizi gerçekten yeterli ve birikimli gördüğünüz bir alan olması yeterli. Ancak eğer herhangi bir alanda yetkin değilseniz, sadece para için eğitim oluşturmanızı önermem. Çünkü siz eğitiminizi Udemy’e yükledikten ve insanlar eğitiminizi satın alıp başladıktan sonra size bol miktarda soru soracaklardır. Eğer bu sorulara yeterince doyurucu ve çözüme ulaştırıcı yanıtlar verememeniz durumunda, öğrencileriniz size düşük puan verebilir veya 30 günlük iade haklarını kullanabilirler. Bu da eğitiminizin para kazanmasına ve Udemy tarafından yeterince ön plana çıkarılmasına engel olur. Bu nedenle, bir eğitim seti oluşturmadan önce üzerinde iyi düşünmenizi tavsiye ederim.
Blog Açarak Para Kazanma Blog açarak para kazanma, YouTube sonrasında, eski kadar olmasa da hâlâ para kazandıran bir online iş. Tabi eskiden daha az tıklanmayla daha fazla kazanmak mümkünken, şu an bu giderek daha da azaldı. Peki, blog yazarak nasıl para kazanabiliriz? Şimdi buna değinmek istiyorum.
Eğer daha önce bu konu üzerine bir şeyler yapmadıysanız, konuya yabancısınız demektir. Ben de öyle varsayıp konuyu en temelden anlatacağım.
Öncelikle blog açabileceğim hazır platformların neler olduğuna bakalım.
➤Blogger
➤Wordpress
➤Tumblr
➤Wix
➤Weebly
➤Medium
En çok bilinen blog ve web site servisleri bunlar. Ben bunlar arasından Blogger, Wordpress ve Tumblr’ı kullandım. Ancak diğerleri hakkında da az çok bilgim var.
Blogger ile başlamamız gerekirse, kimilerine göre lider Wordpress olsada, ben Blogger platformunun bazı özellikleriyle Wordpress’e göre daha önde olduğunu düşünüyorum. Bu özelliklerin başında ise, güvenlik ve platformu tam özellikleriyle kullanabilmek gelmekte.
Blogger’da ücretsiz bir blogspot alt alan adı olan bir blog açsanız bile, sistemin tüm özelliklerini kullanabilir ve ücretli bir tema satın alarak tema görünümü değiştirebilirsiniz. Bunun yanı sıra web trafiği ve server yükleme sınırı da yoktur. Ayrıca Google’a ait bir platform olduğu için onun güvenlik şemsiyesine altındadır. Yani ekstra bir güvenlik önlemi almamıza gerek kalmaz.
Wordpress ise bazı açılardan, doğal olarak, üstündür. Bunlara hız, eklenti desteği, SEO avantajı gibi özellikleri sıralamak mümkündür. Ancak eğer yeterli bütçeniz yoksa, Wordpress sistemi biraz külfetli olabilir. Çünkü SEO, güvenlik, server kurulumu, SSL sertifikası ve temalar için ücret ödemek gerekir. Tabii Wordpress’in de ücretsiz versiyonu olan Wordpress.com’da var. Ancak bu platformda Wordpress server depolaması sınırlıdır. Dolayısıyla ek ödeme yapmak gerekebilir.
Gördüğünüz gibi her iki platformunda kendine göre eksi ve artıları vardır. Eğer ilk kez blog açacaksanız ve bütçeniz kısıtlıysa ben Blogger ile başlamanızı tavsiye ederim.
Tumblr platformuna baktığımızda ise, blog ve sosyal medya karışımı bir yapı karşımıza çıkar. Bloğunu sosyal medya gibi kullanmak isteyenler için oldukça uygun olsa da benim için çok uygun bir yapıda olmadığı için çok tercih ettim bir mecra değil açıkçası. Ama yine de tercih sizin…
Gelelim Wix ve Weebly platformlarına. Açıkçası bu sistemlerin ikisini de kullanmadım. Ancak birçok blogger’dan okuduğum kadarıyla, bu platformların bazı eksilerinin çok baskın olduğunu biliyorum. Bu sistemlerin güzel tarafı, sürükle bırak yapıları sayesinde istenilen şekilde özelleştirilebilmeleri. Ancak bu sistemlerin büyük oranda ücretli olması ve üstüne yavaş olmaları, artılarını götürmektedir. Diyebileceklerim şimdilik bunlar.
Medium platformuna baktığımızda ise oldukça hoş bir görünüm ve hızlı bir sistem karşımıza çıkmakta. Ancak standart bir blogtan biraz farklı bir sistem Medium. Nasıl farklı? Derseniz şöyle söyleyeyim: Medium size standart bir alan adı sunmuyor. Bunun yerine medium.com/sayfaadınız gibi bir sistem bulunmakta. Bu da açıkçası ben kullanırken bana çok uymadığı için bir süre sonra Medium kullanmayı bıraktım açıkçası. Ayrıca Medium bloğuna reklam yerleştirmemiz de mümkün olmuyor. Bunlar da Medium’un artı ve eksileri. Tercihi yine size bırakıyorum.
Eğer bu bölüm sizler için yeterli olmadıysa “Blog Nasıl Açılır?” yazıma bakmanızı öneririm. Bu yazımda ve ikincisinde birçok teknik ayrıntıdan söz ettim.
Stok Fotoğraf Satarak Para Kazanma
Stok foto satarak para kazanmak için de son yıllarda giderek ilginin arttığı bir online kazanç şekli olduğunu söylemem mümkün.
Bu kazanç şeklinde yapılması gereken aslında oldukça basit. Fotoğraf makinesi veya kaliteli çekim yapabilen bir telefon ile çektiğimiz fotoğrafları Dreamstime, istockphoto ve Shutterstock gibi büyük stok foto sitelerinin mobil uygulamalarına yüklemek.
Tabi çektiğimiz fotoğrafların görüntü kalitesi her platform için farklı da olabilir. Genellikle bu sitelerin sıkça sorulan sorular bölümünde bu koşulun ne olduğu belirtilir.
Peki istenilen kalitede fotoğraflar çekeceğiz ama neyle ilgili? Her kategoride fotoğraf kabul eder bu siteler ancak en çok satılanlar özel durumlara ait fotoğraflardır. Örneğin ameliyat eldiveni giymiş bir el ya da dekupe edilmiş nesne fotoğrafları gibi fotoğraflar en çok satılan türlerdir.
Bu sitelerin her birinin GooglePlay Store’da katılımcı (contributor) uygulamaları vardır. Çektiğimiz fotoğrafları yükleyebilmek için bu uygulamaları indirmemiz gerekir. Eğer fotoğraflarımızdan satılan olursa zaten uygulama bize bildirim gönderecektir.
Bu sitelerin bazılarında çekim sınırı 50 dolar bazılarında ise 100 dolardır. Yani bu sınıra ulaşmadan siteler ödeme yapmazlar.
Kazandığımız parayı çekmek için ise Payoneer gibi ödeme platformlarını kullanmamız gerekir. Bilginize…
Affiliate Marketing ile Para Kazanma
Affiliate marketing en kısa tanımıyla satış ortaklığı ile gelir elde etmeye verilen isimdir. Biraz daha açmamız gerekirse, affiliate marketing internet üzerinden başkasının ürününü satarak para kazanabildiğimiz bir sistemdir. Kazancımız ise bize ait olan komisyon tutarıdır.
Örnek vermek gerekirse, diyelim ki ben bir e-kitap yazdım ve bu kitabın başkaları tarafından da pazarlanmasını istiyorum. Böylece daha fazla gelir elde edebilirim. Bunun için web sitem üzerinden ya da Clickbank gibi bir platform üzerinden satış ortaklığı açıyorum. %3-5 gibi bir rakamla satıcılar için komisyon oranı belirledikten sonra tek yapmam gereken satışların gerçekleşmesini beklemek.
Birçok affiliate marketing olarak çalışan blogger ve online yazarların benim adıma bu ürünü pazarlaması sayesinde, hem ürünü satan ürün başına komisyonunu alacak hem de ben e-kitabımdan kazanç elde etmiş olacağım. Kısaca affiliate marketing sistemi bu şekilde çalışmakta…
affiliate marketing Clickbank ile affiliate marketing yapmak
Affiliate marketing için dünyada en çok tercih edilen web platformu Clickbank’tır. Bunun dışında Admitad gibi oldukça sağlam satış ortaklığı platformları da vardır.
Bu bölümü bitirirken, şunu da ekleme istiyorum: Affiliate marketing sistemi kolaymış gibi görünse de aslında ustalık isteyen online bir meslektir. Bu nedenle eğer bu işle uğraşacaksanız kendinize zaman tanımalı ve online eğitimlerle kendinizi geliştirmelisiniz. Ancak bu şekilde iyi miktarlarda paralar kazanabilirsiniz.
Yorum Satışı ile Para Kazanma
Yorum satarak para kazanma son birkaç yıldır gittikçe popüler hale gelen bir online kazanç yöntemi. Özellikle yeni YouTube kanalları, web siteleri, Apple Store ve Google Play Store gibi online uygulama indirilebilen platformlarda tercih edilebilmektedir.
Yorum satışını her uygulama, web sitesi ve YouTube kanalı yaptırmasa da yapıldığı da bir gerçek. Yani birileri bu işi yaparak para kazanabiliyor. Dolayısıyla biz neden bu pastadan ufakta olsa bir pay almayalım.
Yorum satabilmek için Bionluk ve SadeceOn gibi çevrimiçi pazar yerlerini kullanabilirsiniz.
Bu arada tabi yorum satışının ne kadar etik olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Bu yüzden tercihi size bırakıyorum.
Yorum satışı yaparak para kazanmayla ilgili şu yazımda daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Backlink Satarak Para Kazanma Backlink Nedir?
Backlink Satarak Para Kazanma
Backlink satışından önce sizlere backlink’in ne olduğunu kısaca anlatmam gerekiyor. Backlink kavramı web siteleri için yapılan SEO çalışmalarına ait terimdir. Buna göre backlink’in en net tanımı, başka bir web sitesi ya da platformun, kendi sitesinde sizin web siteniz veya bloğunuza ait bir link vermesidir.
Backlink, esas itibarıyla arama motorlarının botları için yapılandırılmış bir referans sistemidir. Arama motoru botları bu linkleri referans olma olarak algılar ve pagerank’i yüksek olan sitenin düşük olan siteyi verdiği linki backlink olarak tanımlarlar. Bu sayede Google gibi arama motorlarının gözünde değerli backlink alabilen blog ve web siteleri değerlenirler. Tabi bu da SERP sonucunda yükseliş olarak backlink alan siteye yansır.
Her ne kadar çok kısa bir açıklama olmasa da uygun şekilde açıkladığımı düşünüyorum.
Peki, biz backlink satarak nasıl para kazanabiliriz?
Öncelikle en baştan şunu söyleyeyim: Backlink satışı, özellikle kaliteli backlink satışı, birkaç günde öğrenebileceğiniz bir şey değil maalesef. Bu konu SEO alanı içinde değerlendirildiğinden, SEO hakkında derinlemesine bilgiye sahip olmak gerekir.
Tabi, internette 20 TL gibi rakamlara backlink sağlayan freelancerlar da var. Ancak bu backlinklerin kalıcılıkları ve etkilerinin ne yönde olduğu tartışmaya açık bir mevzudur.
Eğer bu işten para kazanmak istiyorsanız, öncelikle kendinize bir blog açın ve kendi bloğunuz üzerinde SEO bilginizi elinizden geldiğince geliştirin. Site içi SEO ve site dışı SEO kavramlarına hâkim olun. Bunun ardından zaten backlink gibi terimler sizin için son derece anlaşılır hale gelecektir.
Ardından online pazar yerlerinde değerli backlink hizmeti vererek iyi miktarda gelir elde edebilirsiniz.
E-book yazarak para kazanma E-kitap yazarak kazanç
E-Kitap Yazarak Para Kazanma
E-kitaplar internet çağını son hız yaşadığımız şu günlerde, giderek artan bir ivmeyle kullanılan bilgi hazineleridir. Artık neredeyse internet aleminde birçok blogger ve web editörü e-kitap yazarak da gelir elde edebilmekte ve adını sanal dünyada daha duyulur kılmaktadır.
Peki, biz bu pastadan e-kitap yazarak nasıl pay alabiliriz?
E-kitap yazarak para kazanma konusu, aslında biraz da sahip olduğumuz bilgi ve donanımlarımız ve tabi bu bilgileri yazılı olarak aktarabilme becerimizle ilgili.
Örneğin bir bloggersanız, blog yazma, Blogger veya Wordpress ile ilgili bir e-kitap yazabilirsiniz.
Youtubersanız “Nasıl Youtuber Olunur?” gibi bir konuda e-kitap yazarak hem tanıtım hem de kazanç sağlayabilirsiniz.
Ya da örneğin tarih mezunuysanız, tarihle ilgili bir e-kitap yazabilirsiniz. Aslında e-kitap yazmak için herhangi bir sınır yok. Tamamen sizlerin beceri ve hayal gücüne kalıyor gerisi…
Şimdi bazı kişiler şöyle düşünebilirler: “İyi de benim herhangi bir yeteneğim yok. O zaman ne yapacağım?” Bu durumda yapılacak şey, internet üzerinden ücretli veya YouTube üzerinden ücretsiz sunulan eğitimlerle kendinizi geliştirmektir. Unutmayın, e-kitap ile sunulan şey bilgidir. Dolayısıyla ne kadar nitelikli bilgi sunarsanız, bunun size dönüşü de o kadar verimli olur.
Peki, diyelim ki e-kitabınızı yazdınız. Bunu nereden satacaksınız? Mutlaka aklınızda bu soru vardır.
Google Play Book Yazarlık Başvurusu Google Play Book Yazarlık Başvurusu
Bunun için Google Play Books’u kullanmanız gerekiyor.
Öncelikle şu bağlantıdan yayıncı olmak için Google Play Books’a başvurmanız gerekiyor. Başvurunuz kabul edilirse, mail adresinizle pdf dosyanızı yükleyerek satışa açabilirsiniz.
Bunun dışında Amazon, KOBO ve D&R gibi mağazalarda da başvurarak e-kitabınızı satışa çıkarmanız mümkün.
Dropshipping ile para kazanma Dropshipping ile Para Kazanma
Dropshipping Yaparak Para Kazanma
Dropshipping terimini daha önce duymadıysanız kısaca şöyle açıklayabilirim: Amazon, ETSY ve Ebay gibi büyük web siteleri üzerinden stoksuz olarak yapılan ve yaptığınız her satış için size önceden belirlenmiş bir komisyon ödeyen sistemdir diyebilirim.
Ben daha önce dropshipping sistemiyle pek fazla çalışmadığım için burada bu konunun uzmanıymışım gibi cümleler kurmayacağım. Yine bu nedenle de nasıl dropshipping yapmanız gerektiğini sizler internetten kendiniz araştırarak bulmalısınız.
Dropshipping’in özelliği dediğim gibi stoksuz bir ticaret yapısına sahip olması. Örneğin siz AliExpress’ten bir ürün seçersiniz. Bu ürünün rekabeti zor ve ender bulunan bir olmasına dikkat ettiğinizi varsayıyorum. Ardından ürünün dokümanlarını ve fotoğraflarını AliExpress’ten alarak, Türkiye’de ürünü satacağınız platforma koyarsınız.
Eğer bir sipariş gelirse, siz kendi paranızla ürünü AliExpress’ten satın alır ve teslim adresine ise size sipariş veren müşterinin Türkiye adresini girerek satışı gerçekleştirirsiniz. Böylece ürün sipariş veren kişiye gider, para ise sizin hesabınıza… Sistem kabaca bu şekilde işliyor.
Eğer ben tam anlamadım derseniz de Udemy gibi platformlarda dropshipping ile ilgili birçok Türkçe eğitim bulunmakta. Bu eğitimlerden de destek alabilirsiniz.
Mobil Mining (Madencilik) ile Para Kazanma
Evden para kazanma yolları arasında sizlere son söz edeceğim yöntem is mobil madencilik yapmaktır. Ancak mobil madencilik ile ilgili bilginiz olmadığını düşünerek öncelikle mobil madencilik nedir? Sorusunu cevaplayarak konuya başlamak istiyorum.
Hepimizin bildiği üzere bundan tam 10 yıl önce hayatımıza bitcoin denilen bir kripto para girdi. Bunun ardından da bu kripto paranın mining yani madenciliğini yapan kişiler çıktı ortaya. Çünkü bir kripto para, adından da anlaşılacağı gibi aslında şifreli bir para sistemidir. Bu şifreler çözüldükçe de para transferi gerçekleşir. İşte bitcoin gibi kripto para madencileri güçlü donanıma sahip cihazlarla tam olarak bu şifre çözme işlemini gerçekleştirerek bundan bitcoin olarak kazanç elde ederler.
Aradan geçen zamanla birçok kripto para birimi ortaya çıktı. Bunlara ise altcoin adı verildi. Tabi altcoinlerin de madenciliğini yaparak birileri şu anda bile kazanç elde etmeye devam ediyorlar.
Son birkaç yılda ise kripto para madenciliği teknolojisi öylesine ilerledi ki artık akıllı cep telefonlarından dahi madencilik yapılabilmeye başlandı. Bu altcoinlerden en bilineni ve binlerce madencisi olan Electroneum adlı kripto paradır.
ELECTRONEUM Electroneum madenciliği yapabilmeniz için tek ihtiyacımız olan şey ise İOS veya Android işletim sistemine sahip bir telefon. Şu an için kripto para borsalarının bir kısmında yer alan bu para birimi oldukça düşük madencilik kazancı verse de (1 etn = 0,025 TL) gidişatı umut verici olduğu ve ileride değerlenme ihtimalinden dolayı kazım yapmaya değer bir altcoin.
Her 100 ETN kazdığınızda uygulamada yer alan cüzdanınıza otomatik olarak kazancınız aktarılır. Tek yapmanız gereken şey ise haftada 1 kez uygulamaya girerek madencilik sürenizi uzatmak. Hepsi bu! Ödeme kanıtı için kendi hesabımdan bir görüntüyü aşağıya ekliyorum.
Electroneum ödeme kanıtı Electroneum ödeme kanıtı
Eğer daha fazla ETN kazanmak isterseniz de benim referans kodum olan E6B43B kodunu girebilirsiniz.
Şimdi bir diğer kripto paramıza geçelim…
Pi ile para kazanma Pi coin
PI Pi, şu an için hâlâ test aşamasında olan ve 2020 yılın içerisinde borsalara girmesi beklenen bir başka kripto paradır. Şu an borsalarda olmadığı için herhangi bir değere sahip olmayan Pi, testnet sürecini başarılı olarak tamamlarsa mainnet aşamasına geçecek. Bundan sonra borsalara girmesi söz konusu olabilecektir.
Her ne kadar şu an için bir değeri olmasa da geleceğe yönelik bir yatırım olarak telefon üzerinden madenciliği yapılabilecek bir altcoin olduğunu düşünüyorum.
Google Play Store üzerinden pinetwork yazarak bulup indirebileceğiniz kripto para biriminde, uygulamayı ilk açtığınızda mail adresi ve şifre oluşturmanızı isteyecek.
Uygulamaya girdikten sonra ise ayarlardan telefon numarası veya facebook ile doğrulama yapmanız gerekiyor. Hepsi bu kadar!
Pi uygulamasına 24 saatte bir girerek şimşek butonuna basmanız gerekiyor. Bu sayede kazım periyodu devam edecektir.
Son olarak şunu da eklemek istiyorum: Hem Electroneum hem de Pi telefonunuzun işlemcisi üzerinden kazım yapmazlar. Bu nedenle telefonunuzun donanımına herhangi bir zarar vermezler.
Kullanımlarından gördüğüm kadarıyla batarya üzerinde de olması gerekenden fazla bir etkisi yok. Bu açıdan bu 2 uygulamayı sizlere tavsiye edebilirim.
Bu arada Pi ağına referansınız olmadan girebilmeniz mümkün değil. Yani uygulama izin vermiyor. Eğer isterseniz “ozansen” yazarak benim referans kodumla da uygulamayı kullanabilirsiniz.
Evet, evden para kazanma yolları adlı yazımın burada sonuna geldim arkadaşlar.
Son olarak eklemek istediğim şey, internet üzerinden para kazanmanın da tıpkı normal bir işte çalışır gibi emek ve zaman istediğini unutmamanız gerektiğidir.
İnternette gördüğünüz ve evde oturarak 3000 TL kazanın gibi yalanlara asla inanmayın. Bunlar gerçek dışı.
Eğer yazıyı buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Umarım işinize yarayan bilgiler verebilmişimdir. Herhangi bir sorunuz olursa yorum bölümünden bana iletebilirsiniz.
Herkese saygılar, sevgiler…
submitted by blogmodu to u/blogmodu [link] [comments]


2019.08.06 11:48 enjonkou gelmiş geçmiş en uzun entry'nin ilk 4000 harfi

uyari: asagidaki entry sozluk tarihinin elle yazilan (copy paste olmayan) gelmis gecmis en uzun entry’si olabilir. okumaniz birkac saatinizi alacaktir ama ikinci dunya savasi, alman tarihi, hitler, diktator psikolojisi gibi konularda merakliysaniz bu konulari bilal’e anlatir gibi sade bir dille ve hikayesel bir sekilde ozetleyen bu entry’i keyifle okuyabilirsiniz.
cayinizi, kahvenizi, kekinizi, boreginizi hazirlayin ve basliyoruz...
once damardan muzigi verelim: https://www.youtube.com/…p7h9gueiajiprgejnojwn1gjmo
hemen hemen tum 2. dunya savasi belgesellerinde bilindik bir goruntu gozlere carpar, kursuye once rudolf hess cikar ve hitler'i kursuye davet eder. birazdan kursunun karsisindaki yuzbinlerce insandan cit cikmaz ve hitler agir adimlarla kursuye dogru yurumeye baslar. ortalik ana baba gunu gibidir ama neredeyse hitler'in attigi adimlari duyabilirsiniz. birazdan kursuye cikan hitler once mikrofona soyle bir bakis atar, sonra gozleriyle kalabaligi suzer. yaklasik 5-10 saniyelik sessizligin sonunda kalabaligi yeniden suzen hitler yavas yavas konusmaya baslar. 5 dakika sonra konusma vites arttirarak devam eder. birazdan hitler terden sirilsiklam olmustur, kalabaliklar gaza gelmistir, ortalikta tezahuratlar duyulur ve cosku verilmistir. peki hitler bu konusmalarda ne anlatiyordu? insanlari nasil gaza getiriyordu? daha da onemlisi bu konusmalarin arkasinda yatan psikoloji neydi? bu yazida bunlara cevap arayacagiz.
once hitler'in ortaya ciktigi donemin sartlarini inceleyelim. ikinci dunya savasini anlayabilmek icin birinci dunya savasini anlamak sarttir. hatta bazi tarihcilere gore birinci ve ikinci dunya savaslari tek bir savastir ve aradaki "baris" donemi reklam arasindan ibarettir. malumunuz, birinci dunya savasi sonunda ingiltere, fransa, rusya, abd ve bir cok irili ufakli ulke bir araya gelip almanya'yi zar zor yenebilmislerdir. hatta almanya cephede maglup olsa bile tam anlamiyla bir yikim yasamamisti ve bazi alman komutanlar sonradan alman hukumetinden hesap sorarcasina "1918'de savasi birakmayip devam etseydik kazanabilirdik, durup dururken neden pes ettigimizi anlamadik" diyeceklerdi.
birinci dunya savasi sona erdiginde muttefikler almanya'ya ceza verme konusunda kararsizliga dustuler. almanya'yi cezalandirma konusunda ingiltere ile fransa resmen iyi polis-kotu polis rolu oynuyordu ama bunun sebebi de cok acikti. birinci dunya savasinda ulkesinde neredeyse tas ustune tas kalmayan, yollari, kopruleri, okullari, kisaca altyapisi harap olan fransa almanya'ya karsi cok kizgindi ve savastan nisbeten daha az altyapi zarariyla cikan ingiltere bu konuda daha ilimliydi. sonunda almanya'ya su cezalar verildi: (1) odemesi onlarca yil surecek yuklu maddi tazminatlar, (2) alman ordusunun mevcudunun 100 bin askerle sinirli tutulmasi, (3) almanya'nin zirhli gemi veya tank uretiminin neredeyse tamamen yasaklanacak kadar kisitlanmasi, (4) almanya ile avusturya'nin birlesmesinin yasal olarak imkansiz hale getirilmesi, (5) almanya-fransa sinirindaki rhineland bolgesinin tampon bolge ilan edilmesi ve almanya'nin buraya asker sokmasinin yasaklanmasi, (6) almanya ile rusya arasinda tampon gorevi gormesi icin almanya'dan tamamen bagimsiz bir polonya devletinin kurulmasi ve almanya'nin bu devlete karismasinin tamamen yasaklanmasi. daha bir cok madde vardi ama en onemliler ve ikinci dunya savasinin cikmasinda en buyuk rolu oynayan maddeler bunlar.
fransa'ya gore bu cezalar yeterince agir degildi. fransa almanya'nin tamamen askerlerden arindirilmasini istiyordu. zaten yukarda madde madde bahsettigim cezalarin uygulanma sekli konusunda da fransa'nin tereddutleri vardi. ornegin 100 binden fazla askere sahip olmasi yasaklanan almanya 150 bin askere sahip olursa izlenecek yontem belli degildi. almanya kendisine verilen cezalara ve yasaklara uymazsa ingiltere ve fransa yeni bir savasi goze almak zorunda kalacakti.
antlasmanin ilk yillarinda almanya antlasmaya harfiyen uyacakti ama bu ulkenin ozellikle maddi anlamda belini bukecekti. almanya'da enflasyon ve issizlik epeyce artmisti ve alman ekonomisi cokme noktasina gelmisti. hitler ve yanindakiler "birinci dunya savasina ne olursa olsun devam edilmeliydi" fikrini savunuyordu ve savastan sonra alman ekonomisinin cokmesi hitler'in ekmegine yag surecekti. savas sonrasi almanya'nin ve almanya disindaki alman halklarinin cektigi acilari demogoji malzemesi olarak kullanan hitler hizla popularite ve guc kazandi. daha sonra secimleri kazanip almanya'nin basina gecen hitler avrupa'da farkli tepkilere sebep oldu.
hitler basa gectiginde fransizlar savasin cikacagindan cok emindi. ingilizler bu konuda kararsizdi. churchill almanlara guvenmemesi gerektigini biliyordu ama meclisin geri kalanini bu konuda bir turlu ikna edemiyordu. avusturya hukumeti hitler'in kendilerine saldiracagini bildigi icin endiseliydi. abd o siralar kendi derdiyle ugrastigi icin avrupa'nin derdiyle mesgul olmuyordu ve rusya da olaylara "kapitalist devletler birbirini yesin" gozuyle bakiyordu. hitler avrupalilar'in gucunu test etmek icin yavas yavas almanya'ya uygulanan cezalari ve yasaklari delmeye basladi. once savas tazminatini odemeyecegini soyledi ve gercekten de tazminat odemeyi birakti. fransa buna cok sert tepki gosterse de ingiltere'de mevcut olan gorus "almanya'ya fazla yuklenmeyelim, durup dururken yeni savas cikartmaya gerek yok" gorusundeydi.
bir sure sonra alman ordusunun mevcudu 100 bini defalarca katlamisti ve almanya her turlu zirhli araci insa etmeye baslamisti. fransizlar ingilizler'e surekli "almanya'yi durdurmaliyiz" diye baski yapiyordu ama ingiltere savasi baslatan taraf olmak istemiyordu. fransa da arkasinda ingiltere olmadan almanya'ya saldirmaya cesaret edemiyordu. butun bunlardan cesaret alan hitler de surekli avrupa'nin sabrini test etmek icin birinci dunya savasi sonunda almanya'ya konan yasaklari gostere gostere, hatta ovune ovune birer birer cigniyordu. en sonunda almanya-fransa sinirindaki rhineland bolgesindeki "askerden arinmis" bolgeye alman askerleri yerlestirildi ve fransa da savasin baslayacagini anlayinca almanya siniri boyunca siper kazmaya ve cesitli savunma pozisyonlari almaya basladi. fransa surekli churchill'i arayip "almanya'ya dalalim" diyordu, churchill de fransa'ya katilmasina ragmen ulkesini savas konusunda ikna edemiyordu.
ust uste yaptigi hamlelere cevap gelmeyen hitler artik daha buyuk adimlar atmaya karar verdi. avusturya'ya "almanya'ya katilma cagrisi" yapan hitler bu cagrisi karsiliksiz kalinca avusturya'ya tanklarla girdi. avusturya ordusu hic direnis gostermedi ve almanlar ulkeyi "darbe" yaparak ele gecirdi. avusturya bu olaydan once ve olaylar sirasinda ingiltere, fransa, abd basta olmak uzere bir cok ulkeyle telefon ve telgraf baglantisi yaparak yardim istediyse de hicbir ulke yardima gelmedi. fransa almanya'ya saldirmaya hazirdi ama ingiltere'nin de savasa girmesini istiyordu. ingiltere ise son zamanlarda "tamam hitler kotu de basimizda stalin tehdidi varken hitler'e yogunlasmak dogru degil. hitler halkinin gazini almak icin bagirip cagirip konusurken stalin aksiyon pesinde kosuyor, asil stalin'den korkmak lazim" dusuncesindeydi. bati ulkeleri hem hitler'den hem stalin'den cekiniyordu ama iki liderin birbirini dengede tutacagi ve avrupa'nin direk tehdit aldinda olmadigi da dusunuluyordu.
bu arada almanya'da yahudilere karsi boykotlar baslamisti. su an icin henuz soykirim baslamamisti ama yahudi isyerlerinin boykot edilmesi, yahudilere is veya ev verilmemesi, yahudiler'in toplumdan dislanmasi gibi hareketler yasanmaya baslamisti. yine de bati ulkelerinin gozunde yahudi karsiti olaylar buyutulecek seviyede degildi ve henuz yeni bir savas baslatmak icin uygun bir ortam olusmamisti.
ilginctir ki hitler ingiltere'ye karsi sempati duyuyordu. fransa'ya sonuna kadar gicik olan hitler ingiltere'ye surekli goz kirpiyor ve avrupa'da iki super gucun olabilme ihtimaline sicak bakiyordu. hitler bir cok konusmasinda ingiltere'nin macera aramak yerine "dogru olani yapmasini" soyluyordu. hitler alman ordusunu doguya surup polonya ile sscb'nin onemli bir kismini almasini istiyordu ve ingiltere'nin de almanya'ya destek icin fransa'yi dizginleyecegini, hatta bir ihtimal fransa'yi tamamen isgal edip almanya ile birlik olacagini dusunuyordu. tabi ki bu dusuncenin tarihsel bir degeri yoktu cunku tarihte ingilizlerle almanlar arasinda muttefik iliskileri olmamisti ve ingiltere'nin almanya'nin cikarlarini korumak icin bir sebebi yoktu. hitler ingiltere'nin yardima gelecegini dusunerek hayal dunyasinda yasiyordu. ingiltere ilk etapta yavas yavas "bana dokunmayan yilan bin yasasin" moduna gecmeye baslamisti ve almanya'ya destek olmasa da kostek de olmuyordu.
ikinci dunya savasina devam edecegiz ama once 1932 yilina geri donuyoruz. 31 temmuz 1932'de hitler 14 milyona yakin oy alarak mevcut oylarin %38'ine yakinini aldi ve almanya'da iktidari ele gecirdi. bu kimsenin beklemedigi bir secim basarisiydi ve diger partilerin cesitli fikirlere dagilmasi yuzunden naziler o kadar da yuksek olmayan oy oranlarina ragmen tek baslarina iktidar olacakti. bu alman parlementosunda 1928'de 12, 1930 yilinda da 107 koltuk cikartan partinin bir anda koltuk sayisini 230'a cikartmasi anlamina geliyordu ve hic de kucumsenemeyecek bir basari gibi gozukuyordu.
hitler'in secimi kazanmasinda en buyuk rolu oynayan onun konusma ve hitabet yetenegiydi. hitler fazla kitap okumayi seven biri degildi. yazdigi "kavgam" kitabini da en yakinindaki amirlerinin bile okuyup okumadigi supheliydi. zaten hitler okumaktan cok konusmanin onemine inaniyordu. ona gore bir konusmaci sesini surekli degistirerek, tempoyu arttirip dusurerek, sesini yukseltip azaltarak ve cesitli yollarla dinleyicilerin dikkatini celbedebilirdi ve dinleyicilerin ilgisini bir kitaptan daha iyi tutabilirdi. kendisi oldukca iyi bir konusmaciydi ve konusurken kitlelerin nabzina gore serbet vermeyi biliyordu. mesela doktorlarin karsisinda konusurken tibbi terimler ve ornekler kullanirken ciftcilerin karsisinda konusma yaparken ciftcilerin gunluk hayatta kullandigi kelimeleri kullanip onlarin anlayabilecegi ornekleri veriyordu. 1935 yilinda konusurken surekli ses tonunu degistirerek ses tellerini zorlayan ve zarar veren hitler ameliyat olmak zorunda kalmisti. bir baska ayrintiya daha dikkat cekeyim, hitler genelde yapacagi konusmalarin saatini konusmanin amacina gore belirliyordu. ornegin bir konusmada amaci milleti costurup gaza getirmekse ogleden sonra herkesin dinc oldugu bir saatte konusurken, amaci bir konuda insanlarin direnisini kirmak ve fikirlerini degistirmekse aksamin gec saatlerinde insanlar aksam yemegini yemisken ve yorgun dusmusken konusuyordu.
almanya cephe icinde ve disinda ust uste galibiyetler alip puanlari 3'er 3'er hanesine yazarken siklikla konusmalar yapan hitler, daha sonra isler kotuye gidince ve ust uste puan kayiplari yasanmaya baslayinca nadiren konusma yapmaya baslamisti. hitler'in konusmalari her zaman umut verici ogeler tasisa da ses tonu ve ikna kabiliyeti almanya savasi kaybetmeye basladiktan sonra dususe gecmisti. simdi sozu daha fazla uzatmadan hitler'in konusmalarini ozet gecmeye baslayayim.
1 ocak 1932'de munih'te hitler secimleri kazanip iktidara gelmesine 6 ay kala partililer yeni yili kutlamak icin bir araya getirilmisti. yilbasi konusmalari onceki yil boyunca yasanan basarilari ve basarisiz olunan seyleri tartismak icin uygun bir firsatti ve her yil tekrar edilecek bir adet haline gelmisti. hitler partililere yaptigi seslenmede "12. yilina girdigimiz mucadelemizde sonunda sunu ilk kez soyleyebilirim ki, 15 milyon takipcimizle almanya'nin en buyuk partisi haline geldik." hitler konusmasinin devaminda 2 yil onceki secimlerde alinan 6 milyon oya dikkat cekti ve "tum engellemelere, iftiralara, karalama kampanyalarina ragmen oylarimiz azalmak yerine kat kat artti" diyerek bir sonraki secimlere iddiali girildigini soyledi. bundan sonra 2 yilda partinin aktif uyelerinin sayisinin 300 binden 800 bine kadar ciktigina dikkat ceken hitler "bugun tum dusmanlarimiz almanya'nin uykudan uyanip yukselise gececegi gunden korkmaktalar, o gunler sizin calismalariniz sayesinde gelecek" benzeri sozlerle nutkuna devam etti.
hitler konusmasinin devaminda "partimiz sadece sehirlileri degil koyluleri de tek cati altinda birlestiriyor" diyerek nazi hareketinin koyluler arasinda da gelismekte olduguna dikkat cekmeye basladi ve parti icinde sehirlilerle koyluler arasindaki dengenin gozetilmesi gerektigini soyledi. hitler konusmanin bundan sonraki bolumunden neredeyse sonuna kadar almanya'daki ve rusya'daki bolseviklere yuklendi ve almanya'daki bir cok problemden onlari sorumlu tuttu. konusmanin bu kisminda incil'den alintilar yapan ve tanri'ya gondermelerde bulunan hitler "eger biz gucsuz dusersek ulkeye komunizm gelir cunku ulkede bizden baska komunizmi dengeleyebilecek baska bir parti yok" diyerek tehditte bulundu.
bundan sonra 17 ocak'ta berlin'de, 23 ocak'ta munih'te ve daha sonra 27 ocak'ta dusseldorf'ta olmak uzere 3 farkli konusma yapan hitler, ilk iki konusmasinda genclere ve ogrencilere seslenirken son konusmasinda daha yetiskin parti uyelerine seslendi. bu uc konusmada da asagi yukari ayni seyler soylendi. hitler bu konusmalarda almanya'nin yillardir ellerinin kollarinin bagli oldugunu, icerdeki hainler ve disardaki dusmanlar yuzunden ulkenin bir turlu ayaga kalkamadigini, mevcut partilerden naziler haric tum partilerin isbirlikci ve almanya'nin dusmani oldugunu, ekonominin buyumesi ve ulkenin ayaga kalkmasi icin ilk olarak isbirlikcilerden ulkenin arindirilmasi gerektigini soyledi. her biri 3 saat suren bu konusmalarda hitler ulkede yonetime aday oldugunu acik acik degil ama ustu kapali bir bicimde soyluyordu. konusmanin sonlarina dogru komunizmi bas dusman olarak gosteren hitler komunizmle mucadele etmek icin demokratik sistemin ortadan kaldirilmasini oneriyordu. ona gore cok partili demokratik sistem aylarca karsit goruste insanlarin tartisip kavga ettigi ama hicbir konuda karar alamadigi bir sistemdi. hitler "hizli ve efektik bir sekilde ulkenin cikarlarina uygun karar alinabilmesi icin" mecliste isleri yavaslatabilecek bir muhalefetin olmamasini savunmaya baslamisti.
hitler ayni konusmada almanya'nin guclu ve karakterli bir "tek lidere" ihtiyaci oldugunu, ulkenin dost olmak isteyenlerle dost, dusman olmak isteyenlerle dusman olmasi gerektigini ve almanya'nin 1. dunya savasini ulkedeki hainler yuzunden kaybettigini soyleyecekti. ilginctir ki hitler bu konusmalarinda israrla almanya'nin muhalefetsiz tek bir lidere ihtiyaci oldugunu ustune basa basa soylemesine ragmen kendisini bir aday olarak one cikartmayacakti. hitler kendisini bir anda one cikartmak yerine bunu yavas yavas, alistira alistira yapma taraftariydi. adnan oktar'in kendini tarif edip "mehdi aynen bu sekilde olacak" dedigi gibi hitler de kendi ozelliklerini tarif edip "almanya'nin lideri boyle biri olmalidir" diyecekti ve bir sure sonra halk "hitler tam da ihtiyacimiz olan adam" seklinde dusunmeye baslayacakti.
hitler 27 ocak'ta almanya'nin onde gelen isadamlarina yaptigi komunizm karsiti konusmadan sonra bu kisilerin guvenini kazanmaya baslamisti. boylece hitler'in partisine bagis yagmaya baslayacakti ve parti maddi anlamda guclenip yaptigi propagandanin etkisini arttirabilecekti. dunya'nin her yerinde oldugu gibi o gunun almanya'sinda da zengin elitlerin destegini almak secim kazanmak icin cok onemli bir adimdi. hitler genclere ve ogrencilere yaptigi konusmalarda "halki somuren zengin ve elit sulukleri zamani gelince sokup atacagindan" bahsetse de isadamlarina ve elit takima yaptigi konusmalarda "size dusman oldugumuzu dusunmeyin, almanya'yi hep beraber ayaga kaldiracagiz" diyordu. acikcasi hitler isadamlarindan ve elit takimindan pek hazetmiyordu ama onlarin destegi olmadan amacini yerine getirmesinin mumkun olmadiginin da bilincindeydi.
hitler birkac gun sonraki bir baska konusmasinda insanlarin politikacilarin ulkelerinde kotu giden seylerden dolayi dis gucleri sorumlu tutmamalari gerektigini, dis gucler bir ulkeye ne kadar baski yaparsa yapsin o ulkenin direnecek gucu kendi icinde bulacagini, bir milletin genleri guclu ve karakterliyse disardan kotu egitimle ve propagandayla onun direnis ruhunun sadece gecici olarak kirilabilecegini ama kalici hasar vermenin mumkun olmadigini soyledi. boylece o gunlerde almanya'yi yoneten politikacilarin "ne yapalim, 1. dunya savasini kaybettik ve elimizi kolumuzu baglayan bir antlasma imzalamak zorunda birakildik" seklindeki tepkilerinin gecersiz ve yersiz oldugunu iddia ediyordu. hitler ayni konusmasinda demokrasiyi bir defa daha elestirdi ve bir ulkeyi "aptal cogunluk" yonetecegine "bilgili, zeki ve donanimli az sayida insanin" yonetmesi gerektigini belirtti. ona gore bir cok insanin bir fikre inanmasi o fikrin dogru oldugu anlamina gelmiyordu ve demokrasiye gecip herseyi insanlarin cogunluguna gore belirleyen ulkelerin er ya da gec zayiflayip gucsuz dusecegi kesin gibiydi. kisaca hitler burada "profesorle cobana ayni sayida oy hakki veren sistem yikilmaya mahkumdur" benzeri bir dusunceyi one suruyordu ama demokrasiyle yonetilen ulkelerin omru onun ongordugunden cok daha uzun oldu.
hitler ayni konusmada "bir orduda demokrasiden soz etmek mumkun degil. yukardan gelen emre hic sorgulanmadan ve muhalefet edilmeden uyulmak zorundadir. bu durumda orduyu yoneten kisinin de ayni sartlar altinda calismasi ve demokrasinin getirdigi zayifliklardan ve muhalefetin etkisinden uzak durmasi gerekir ki ulkeyi de orduyu da hakkiyla yonetebilsin" seklinde bir tespitte bulunarak ordudaki totaliter yonetim seklinin ulkenin tamamina gecirilmesi gerektigini savunacakti. acikcasi hitler'in demokrasiden diktatorluge gecisi savunan argumanlarindan bazilari gunumuzde rte'nin "baskanlik sistemi" lehine ortaya attigi argumanlara oldukca benzemekteydi.
o gunlerde hitler'in konusmalarinda siklikla kullandigi bir arguman "su anki kotu durumumuzdan versay antlasmasini suclayamayiz, cunku bizi versay antlasmasina iten sebepler bugunku kotu durumumuzun da sebebidir" seklindeydi. hitler'in cokca kullandigi bir baska arguman da "komunistler ulkemizde orak-cekicli sscb bayragini gormek istiyorlar, hangi millet kendi topraklarinda baska bir ulkenin bayragini gormek ister ki?" seklindeydi. boylece orak-cekicli ideolojik bayrak rusya bayragina indirgenmisti ve "baska bir ulkenin bayragi" olarak tanimlanmisti.
9 ve 10 subat tarihlerinde berlin'de binlerce ogrenciye seslenen hitler henuz almanya devlet baskanligi icin adayligini koymamisti ama bir cok insan onun bunu yapmasini bekliyordu. hitler 1925'te avusturya vatandasligindan cikmisti ama henuz alman vatandasligina gecmedigi icin hicbir ulkenin vatandasi degildi. bu yuzden alman vatandasligina gecip adaylik konusunda hicbir sorun yasamak istemiyordu. o an itibariyle devlet baskanligi icin tek aday paul von hindenburg'du ve onun secimi kazanacagina kesin gozle bakiliyordu. 16 subat 1932'te dusseldorf'ta 26 bin fabrika iscisine seslenen hitler baskanliga adayligini aciklamadan once son bir cabayla isci sinifindan aldigi destegi arttirmaya calisiyordu. burada yaptigi konusma icerik olarak 9-10 subat tarihlerinde ogrencilere yaptigi konusmaya cok benziyordu ve cok ufak farkliliklar tasiyordu. 22 subat'ta goebbels nazi yanlilarina seslenerek yaptigi bir konusmada adolf hitler'in alman baskanligina aday oldugunu acikladi. hitler o gunlerde nazi partisinin yonettigi tek sehir olan brunswick'te kagit uzerinde devlet memuru yapilmisti ve o gunku kanunlara gore alman vatandasligina gecmesi saglanmisti.
27 subat 1932'de hitler baskanliga aday olduktan sonra ilk kez berlin'de konusma yapacakti. burada "rakiplerimin beni yenmek icin koalisyon olmasi, ne olursa olsun beni basa gecirtmeyeceklerini ve beni baskan yapmayacaklarini soylemeleri onur verici bir sey cunku benden korktuklarini gosteriyor. ben de onlara diyorum ki elinizden gelen neyse onu yapin cunku ben de hepinizi yenecegim. aramizda en cok hakeden, en fazla calisan, en fazla fedakarlik yapan kimse secimi de o kazansin!" hitler vatandas olmadan once berlin'in polis muduru olan grzesinski onun icin "ona vatandaslik vermek mi! onu kopek kirbaciyla ulkeden kovmak lazim" demisti. hitler 27 subattaki konusmasinin devaminda buna da gonderme yaparak "bizi kopek kirbaclariyla kovalamak istiyorsaniz buyrun yapin, gunun sonunda kirbaci kimin tutuyor olacagini goreceksiniz" diyerek meydan okumaya devam etti.
hitler konusmasinin bundan sonraki bolumunde tanriya ve dine gondermeler yaparak "13 yildir sabah aksam calisiyor olmamiz bosa gidecek degildir. tanri'nin adaleti boyle bir seye izin vermez. tanri'nin intikam vakti yaklasiyor ve almanya'yi hakettigi yere tasima gorevi bize dusuyor. tanri almanya'nin yanindadir ve tanri bizim yanimizda cunku biz almanya icin en iyisini istiyoruz ve bunun icin cabaliyoruz" diyecekti.
hitler konusmasinin devaminda baskanlik secimindeki rakibi olan paul von hindenburg'a seslenerek kendisine saygi duydugunu ama kendisini destekleyen bazi "vatan hainlerini" desteklemesinin mumkun olmadigini soyledi. ilginctir ki hitler secimlerde von hinderburg'a rakip olsa da ona karsi asla sert bir soz soylemiyordu ve secimlerden sonra da bu ikilinin arasinda bazi sogukluklar olsa da dusmanlik olmayacakti. hatta bircoklari nazi partisinin bu kadar guclenmesinde en buyuk sorumlulugun van hinderburg'a ait oldugunu soyluyor.
1 martta arabasina atlayan hitler almanya'yi turlamaya basladi ve her gun en az 1 sehirde konusma yaparak kalabaliklara seslendi ve ulke yonetimine adayligini ilan etti. baskanlik icin 13 mart'ta yapilacak secimlere paul von hinderburg ve adolf hitler'den baska katilacak 2 onemli aday daha vardi. bunlar komunistlerin adayi olan ernst thälmann ve askeri kanada yakin theodor duesterberg'di. yine de secimin hitler ile von hindenburg arasinda gecmesi bekleniyordu. bununla birlikte "hitler secimi kazanamazsa 12-13 milyonluk tabaniyla sokaklara dokulecek ve darbe yapmaya calisacak" soylentileri de dolasiyordu. hitler bu soylentileri "aptalca" olarak nitelendiriyordu ve "yonetii demokratik ve legal yollarla ele gecirmeye bu kadar yaklasmisken illegal yontemlerle kendimizi bitirecek kadar salak miyiz?" seklinde bir demecte bulunmustu.
13 martta baskanlik secimleri gerceklestiginde sonuclar hitler'i hic memnun etmedi. von hinderburg oylarin %49.6'sini almisti ve her ne kadar ilk turda secilemese de ikinci turda secilmeyi neredeyse garantilemisti. hitler oylarin %30.1'ini alirken komunist aday thälmann oylarin %13.2'sini almisti. yaklasik 1 ay sonra 10 nisan 1932'de ikinci tur secim yapilacakti ve ikinci tura sadece bu uc aday girebilecekti. hitler secimlerde maglup olsa da bunu bir zafer olarak gordu cunku naziler bir bucuk sene onceye gore oylarini iki bucuk katina cikartmisti. hitler 13 milyon oy beklerken 11 milyonun biraz ustunde oy almisti. partilere tek tek bakildiginda naziler en fazla oy almisti ama von hindenburg'u destekleyen partileri ust uste koyunca naziler geciliyordu. nazilerin sahip oldugu gazetelerde de bu istatistiklere dikkat cekiliyordu ve bu gazetelerde secimlerin hemen ertesi gunu yayinlanan hitler'in mektuplarinda da bir zafer kazanildigi yaziyordu. hitler bu mektupta "zafere cok yakiniz ama eskisinden daha cok calismamiz, azmimizi arttirmamiz lazim. evet onceki aylarda bir suru uykusuz gece gecirdik, geceli gunduzlu cok calistik ama calismamiz burada bitmemeli. 7 kisiyle baslayan hareketimiz bugun 11 milyon kisiyi gecmis durumda. bu kadar ivme kazanmisken pes etmek olmaz" benzeri aciklamalar yapiyordu.
15 mart'ta weimar'a giden hitler burada kisa zaman once aldigi alman vatandasligiyla ilgili ifade verdi ve aksam saatlerinde nazi genclere konusma yapti. hitler'in bu konusmasinda topun agzinda sosyal demokratlar vardi ve sosyal demokratlarin hindenburg'a oy vermesi alayli bir sekilde elestiriliyordu. demagoji uzmani hitler: "sosyal demokratlarin benden korktugunu ve basa ben gelmeyeyim diye hindenburg'a oy verecegini tahmin ediyordum ama son adamlarina kadar herkesi sirf bana karsi oy versin diye seferber edeceklerini bilmiyordum. saniyorum ki sosyal demokratlarin benden ne kadar korktugunu yanlis hesaplamisim. ben onlar benden biraz korkuyorlar derken karsimda korkudan kaskati kesildiklerini, caresiz hissettiklerini de ogrenmis oldum. aslinda bize karsi seferberlik ilan etmis olmalari bize saygi gosterdiklerinin kanitidir, bu da gurur duyabilecegimiz bir seydir" diyecekti.
hitler konusmasinin ilerleyen dakikalarinda kalabaligi costuran su sozleri soyledi: "bugun almanya'nin dusmanlarina karsi cok mesafe katettik. su anda dislerim almanya'nin dusmanlarina saplanmis durumdadir ve bu mucadele hicbir zaman gevsemeyecektir de bitmeyecektir de. almanya'nin dusmanlariyla olan mucadelemi engellemek ve bitirmek icin beni oldurmekten baska careleri yoktur!" hitler zaman zaman "bu mucadeleden vazgecmem icin olmem lazim" "eger basarisiz olursak ilk olarak beni oldurun" "eger bu davadan donersem hic acimadan beni idam edin" tarzi ifadeleri kullaniyordu ve davasina hayatini koydugunu iddia ediyordu. hitler'in bir cok konusmasinda bu kadar iddiali konustugunu goren partililer (ozellikle gencler) ona daha da baglaniyordu.
secimin ikinci turu 10 nisan'da yapilacakti ve 3 nisana kadar secim propagandasi yapilmasi yasaklanmisti. bu da hitler'e propaganda yapmak icin bir haftadan daha az sure veriyordu. bu sirada hitler'in bazi sempatizanlarinin evleri polis tarafindan aranmaya baslamisti ve hitler bu aramalari protesto etmek icin gazetelere ilan vermisti. arada 1-2 ufak konusma olduysa da bu konusmalarda normalde sarfettiginden farkli bir sey soylemeyecekti. nisan'in ilk haftasi ucak kiralayan hitler alman sehirlerini cok hizli bir sekilde dolasti ve bir haftada cesitli konusmalarda toplam 1 milyona yakin kisiye seslendi.
10 nisan gunu geldiginde oylar verilmisti ve hitler oylarini 11 milyondan 13 milyona (%37) cikartmasina ragmen secimi kazanamamisti. secimi kazanan oylarin %53'unu alan von hindenburg olmustu. hitler secimi kaybetmisti ve devlet baskani olma projesi suya dusmustu ama ulke yonetimini ele gecirmesi icin bir sans daha vardi, o da genel secimleri kazanarak parlementoda tek basina hukumet kurabilecek kadar sandalye elde etmekti. mevcut hukumetin basinda brüning vardi ve hitler baskanlik secimini kazanmasi halinde onu istifaya zorlayip yeni hukumet kurulmasi icin secime gidilmesini saglayacakti ama bunu yapmasina gerek kalmadi cunku hitler'i gecip baskanlik secimini kazanan van hindenburg da aynisini yapacakti ve hitler'e yeni bir kapi acacakti.
destekledigi baskan adayi galip gelen ve zaferle beraber ozguven kazanan brüning hukumeti 13 nisan'da nazilere bagli silahli birliklerin kanundisi olarak tanimlanip yasaklanmasi icin bir kararname cikartti ve bunu imzalamasi icin van hindenburg'a yolladi. o gunden sonra nazilerin silahli birlikleri yasaklansa da diger partilerin sahip oldugu silahli birlikler yasaklanmadi ve bu da hitler'e sikayet edip magduriyet yaratma firsati verdi. hitler yine 13 nisan tarihinde "bugune kadar ulkede siyasi guc kazanmak icin hep legal yollari kullandik ve bundan sonra da boyle yapacagiz, karsi tarafa gelecekteki secimleri iptal edip bizi ezme firsatini vermeyecegiz" aciklamasini yapti.
hitler'in sikayetleri meyvesini verdi ve 15 nisan'da devlet baskani hindenburg "nazilerin silahli kolu yasaklanacaksa bu uygulama tum partiler icin gecerli olmalidir" dedi. bu da mevcut hukumeti zora sokacak bir gelismeydi. 16 nisan'da yeniden ucak kiralayan hitler ulkeyi yine karis karis gezdi ve 24 nisan'daki yerel secimlerde partisi icin oy istedi. bu secimlerde naziler yine oylarini arttirmaya devam etti ve bir cok yerel yerlesimde soz sahibi haline geldi.
hitler icin sonraki birkac hafta sessiz gecti. mayis ayinin ortasina kadar dinlenen hitler bundan sonra mevcut hukumeti dusurmek ve ulkede genel secimleri baslatmak icin harekete gecti. son secimlerde alinan %36-37'lik oy orani genel secimde korunursa naziler tek basina iktidar olabilecekti ve hitler hazir momentum kazanmisken secimlerin one cekilmesini istiyordu. zaten mevcut hukumet gunlerinin sayili oldugunu biliyordu cunku almanya hem ekonomik hem de siyasi olarak surekli geriye gidiyordu. onceden verilen sozler tutulamamisti ve ulkede artik kronik bir hal alan issizlik sorununa cozum bulunamamisti. almanya'da 6 milyondan fazla issiz vardi ve bu sayi giderek artiyordu.
hukumet ortaklarindan groener mayis'in ortalarinda savunma bakanligi gorevinden istifa etmisti. bu da mevcut hukumetin cokusunu hizlandiracak olan bir hareketti. 29 mayis'ta oldenburg'da ve 5 haziran'da mecklenburg'da yerel secim olacakti. hitler iki bolgeye de giderek gunlerce surecek secim calismasina basladi ve hemen hemen her gun halka seslendi. bu arada 29 mayis'ta hindenburg hukumetin artik ne halktan ne de parlementodan fazla destek alamadigini ve yikilma noktasina geldigini gorerek hukumetin basindaki brüning'i yanina cagirdi. burada devlet baskani hukumetin basina mevcut hukumetin halk gozunde mesru gorulebilmesi icin yukseliste olan sagcilardan bazi kisilerin hukumete atanmasi gerektigini soyledi. ayni gun oldenburg'daki yerel secimlerde hitler'in partisinin %49 oy alarak kazandigi ortaya cikinca mevcut hukumetin elinin iyice zayifladigi goruldu.
brüning yukseliste olan hitler'i hukumete ortak etmek istemiyordu. bu yuzden baskanla gorustukten hemen bir gun sonra istifasini verdi ve hukumet dustu. bu da kisa sure sonra genel secimlerin yapilacagi anlamina geliyordu. ayni gun hindenburg hitler'i yanina cagirdi ve en azindan yeni secimler yapilana kadar kurulacak olan gecici hukumete destek vermesini istedi. hitler de daha once yasaklanan silahli nazilerin yeniden legal hale getirilmesini istedi ve buna olumlu bir cevap aldi.
31 temmuz'da genel secimler yapilacakti ve almanya'yi yonetecek olan hukumet secilecekti. secimin favorisi nazilerdi. hitler 31 temmuz'a kadar beklemek yerine secimlerin aninda yapilmasini istiyordu cunku son zamanlarda ari gibi calisarak ve ulkeyi sehir sehir dolasarak muthis bir momentum yakalamisti. naziler oy toplamak icin sabah aksam calismaktan yorgun dusmustu ve 2 ay daha ayni sartlarda calisacak motivasyonlari olup olmadigi belli degildi. diger partiler de naziler'in meclisteki koltuk sayisini arttiracagina kesin gozle bakiyordu ama en azindan tek basina iktidar olmasin diye ugrasiyordu.
hitler'in propaganda gucu azalmisti cunku o gune kadar hitler'in yaptigi propagandanin cogu mevcut hukumeti elestirmek ve onlari hain ilan etmek uzerineydi. hitler ulkede yasanan tum felaketlerden dolayi mevcut hukumeti sucluyordu ama simdi hukumet dagilmisti ve yeni kurulan gecici hukumete kendi de destek vermisti. bu durumda yeni kurulan gecici hukumeti o kadar sert bir sekilde elestiremezdi. o da eski dusmani olan komunistlere yonelme karari aldi. 10 hazirandan itibaren yeniden "sahalara" donen hitler yaptigi konusmalarda komunistlere yuklendi ve onlarin almanya'yi rusya'ya peskes cekecegini iddia etti.
19 haziran'da naziler'in silahli kolu yeniden faaliyet gostermeye basladi ve hitler yaptigi konusmalardan birinde "bugune kadar hep legal yollarla mucadele ettik ve bundan sonra da boyle mucadele edecegiz ama birileri bizim sakin ve sabirli halimize bakip bizi somurebilecegini saniyorsa onlara karsi farkli bir yuzumuzu gostermekten de cekinmeyiz" diyerek gozdagi verdi. acikcasi hitler sokaktaki nazilerle komunistler arasinda catismalarin yasanmasini istiyordu cunku boyle bir gerginligin kendi oylarini arttiracagini dusunuyordu.
haziran'in son haftasinda naziler'in yeniden harekete gecen silahli kollarina seslenen hitler secimin kazanilmasi halinde hicbir partiyle koalisyon yapilmayacagini ve kimseyle isbirligine gidilmeyecegini soyledi ve "bu sene nasil en cok calistigimiz, en cok ugrastigimiz, en cok yoruldugumuz seneyse ayni zamanda en cok zafer kazandigimiz ve en cok kazanimlar elde ettigimiz sene olarak da tarihe gececek" dedi. 6 temmuz'da secim propagandasina yeniden baslayan hitler 10 temmuz'da sivil kiyafetleri cikartip nazi uniformasi giydi ve ulkenin bir ucundan bir ucuna ucakla gecerek "ozgurluk ucuslari" adini verdigi ucuslari gerceklestirdi.
15 temmuz'da halka yeniden seslenen hitler bu kez sesini kayit altina aldirtti ve radyodan yayinlanarak milyonlara ulasmasini sagladi. radyodan yayinlanan kayitta sadece hitler degil tezahurat yapan kitlelerin de sesinin duyulmasina ozen gosterildi. bu konusmada hitler kisaca sunlari soyluyordu: "son hukumet 1918 yilinda goreve geldiginde alman halkina daha iyi sartlarda yasama sansi verecegini ve ulkeyi yeniden ayaga kaldiracagini soz verdi ama 14 yil sonra baktigimizda verilen sozlerin birinin bile tutulmadigini goruyoruz. alman halki olarak onceki hukumete fazlasiyla sabir gosterdik ve onlara defalarca sans verdik ama bu isin onlarla olmayacagi konusunda artik kimsenin suphesi kalmamistir, hatta onlar bile bunu itiraf ederek istifa ettiler. geride kalan 14 yilda almanya fakirlesti, almanlar fakirlesti, devlet fakirlesti ve cok buyuk bir yikim yasandi. herseyin otesinde almanlar'in savasma azmi olduruldu ve gelecege dair tum umutlar bitirildi."
hitler konusmasinin devaminda almanya'da naziler haric tum partilerin kapatilmasi gerektigini soyle savunacakti: "bugun hemen hemen tum gruplarin siyasi partisi bulunmakta. katoliklerin ayri partisi, protestanlarin ayri partisi, beyaz yakalilarin ayri partisi, mavi yakalilarin ayri partisi, ev sahiplerinin ayri partisi, kiracilarin ayri partisi var. yillardir bu partiler insanlari siniflara bolup parcalamaktan ve birbirine dusurmekten baska ne yaptilar? almanlar'in artik tek parca olup kendi kaderini tayin etme vakti gelmedi mi? artik birakin almanya'yi bir kez olsun alman halki yonetsin. su ana kadar tum bu partilere defalarca sans tanindi ve ulkeyi batakliktan cikartamadilar. simdi birakin da alman halki bu isi kendi kendine bitirsin." hitler'e gore naziler haric tum partiler almanya'yi kutuplara boluyordu ve sadece kendi partisi almanlar'in tamamini temsil etmeye musaitti. bu yuzden onun gorusune gore naziler haric diger partilerin kapatilmasi ulkede bolunmeleri azaltacakti. burada hitler'in yaptigi konusma sekil olarak 2002'de cem uzan'in yaptigi "acin turkiye'nin onunu, durduramazsiniz, turkiye geliyor" seklindeki konusmalara sekil olarak benziyordu. ton olarak da rte'nin yaptigi konusmalari andiran bir hava vardi.
hitler secim oncesi yaptigi konusmalarda bir cok konudaki gorusunu aciklamiyordu. ornegin o gunlerde yapilan konusmalarda yahudiler'in muhabbeti hemen hemen hic gecmiyordu. yine hitler'in abd, ingiltere, fransa gibi ulkeler hakkindaki fikri de pek gecmiyordu (arada sirada almanya'daki komunistler uzerinden rusya'ya laf atiyordu ama diger ulkelere pek bir sey demiyordu). acikcasi hitler'in yonetime geldikten sonra bir cok konuda nasil bir tavir alacagi merak konusuydu.
15 temmuz'dan itibaren hitler farkli kitlelere hitap ederek gunde 3-4 konusma yapmaya basladi ve konusmalarinin icerigi genelde ayniydi. ayni gunlerde goebbels gibi nazi partisinin onde gelen diger elemanlari da sehir sehir dolasip konusma yapmakla mesguldu. naziler nazi olali en mesgul gunlerini yasamaktaydi.
20 temmuz'da nazilerle komunistler arasinda yasanan sokak catismalarinda iki taraftan da cok sayida kisi hayatini kaybetti veya yaralandi. hitler bunu bir firsat olarak gordu ve "gecici hukumet ulkede asayisi saglama konusunda sinifta kalmistir, ulkeye huzur gelmesi icin guclu bir hukumet sart" seklinde bir konusma yapti. ulkenin bazi sehirlerinde acil durum ilan edildi ve bazi devlet buyukleri gorevlerinden alinarak yerlerine baskalari getirildi.
31 temmuz'da secimler yapildi ve hitler'in partisi %37.27 oraninda oy aldi. sabah aksam sehir sehir dolasip propaganda konusmalari yapan hitler %40-45 araliginda oy bekliyordu ve bu sonuclar ilk elde onu pek memnun etmedi cunku sonuclara gore en son baskanlik seciminden beri neredeyse hic oy kazanimi olmamisti. mecliste 608 koltuk vardi ve hukumet kurabilmek icin 305 koltuk gerekiyordu. hitler'in partisi 230 koltuk kazanmisti ve koalisyon yoluyla 75 koltuk daha kazanmasi gerekiyordu. mevcut partilerden ideoloji olarak nazilere en yakin olan parti alman nasyonel partisiydi ama bu parti sadece 37 koltuk kazanabilmisti. komunistler de koltuk sayilarini 77'den 89'a cikartmislardi. bu durumda hitler'in tek basina iktidara gelmesi zordu. ne sag partiler ne de sol partiler birleserek iktidar olamiyordu cunku oylar partiler arasinda bolunmus durumdaydi. bu da almanya'daki iktidari krizin devam edecegi anlamina geliyordu.
secim oncesi gorevde olan von papen'in partiler ustu hukumeti gorevine devam edecekti. hitler eger sesini yukselterek sikayet ederse ona "sus payi" olarak hukumette sembolik bir pozisyon verilecekti. bu da basbakan yardimcisi benzeri hicbir yaptirim ve karar alma gucu olmayan bir pozisyondu. hitler gozunu daha yukarilara dikmisti ve basbakanlik ve icisleri bakanligi gibi onemli pozisyonlarin nazilere verilmesini istiyordu. bu ugurda 15 agustos'tan itibaren bazi lobi calismalari ve girisimleri baslatilmisti. naziler bir cok yerlesim biriminin yerel yonetimini ele gecirdigi icin bir cok yerde polis gucune hakimdi ve ulkede cok fazla soz sahibi olamasalar da yerel olarak bir cok yerde en guclu parti konumundaydilar. bu da onlarin pazarliklarda elini guclendiren bir etkendi.
hitler agustos ayinda devam eden pazarliklarda hicbir kazanim elde edemedi ve devlet baskani von hindenburg ile gecici hukumetin basindaki von pepen'in kendisine asagilayici bir sekilde yaklasmasindan dolayi epeyce sinirliydi. hitler bundan sonra "ulkenin yonetimi tamamen ona birakilmadan asla memnun olmayacagini" aciklayacakti ve bundan asagisini asla kabul etmeyecegini belirtecekti. bundan sonra hitler kendisini her turlu koalisyon pazarliklarindan beri tutacakti. hitler ayni zamanda kendi partisi disinda kurulacak herhangi bir hukumete de hicbir sekilde destek vermeyecekti ve o hukumeti dusurmek icin elinden geleni ardina koymayacakti. o sirada hukumet kurulunca kendilerine alman ordusunda ust duzey gorev verilmesini bekleyen nazilerin silahli kanadi bu isten hic memnun degildi. ortaligin karisik partisine zarar verilmesinden korkan hitler bu kisileri ikinci bir emre kadar tatile gonderdigini acikladi.
22 agustos'ta 5 nazi bir komunisti doverek oldurdukleri icin idama mahkum edilmisti. hitler o ana kadar nazilerin silah kullanarak yonetimi ele gecirecegini inkar ediyordu ama mevcut hukumete "savas actigini" da her firsatta dile getiriyordu. hitler hic vakit kaybetmeden "bugune kadar 300'den fazla uyemiz oldurulurken kimseye idam verilmedi. bugun alinan sacma sapan karara karsi savasmak onurumuzun geregidir" seklinde bir aciklama yayinladi ve bir kez daha mevcut alman hukumetine savas ilan etti. bunun uzerine hukumet geri adim atti ve idam cezalari muhebbet hapse cevrildi.
30 agustos'ta meclis toplandiginda hitler'in 230 milletvekili meclise uniformayla gitti ve tum oturumlari uslu ve sakin bir sekilde takip ettiler cunku meclisin tasfiye edilecegi konusuluyordu ve bunun icin en ufak bir bahane bile rol oynayabilirdi.
agustos ayi boyunca halka acik hicbir konusma yapmayan hitler eylul ayinin ilk gununde berlin'de 20 bin kisilik bir kalabaligin onune cikti ve son zamanlarda yukselen "ulkede asayisi saglamak icin ordu harekete gececek" dedikodularina binaen "alman ordusunun varlik sebebi hukumeti halka karsi korumak degil halki dusmanlara karsi korumaktir" ayarinda bir konusma yapti.
eylul ayinin ilk haftasinda nazi yanlilari ve alman milliyetcileri icinde darbe yapmak isteyenlerin sayisi giderek artiyordu ama hitler buna siddetle karsi cikiyordu cunku partisi son 4-5 yildir almanya'da en hizli yukselen partiydi ve darbe girisimi bir cuval inciri berbat edebilirdi. ayni gunlerde mevcut hukumet de nazilerin sempatisini kazanmak icin onlarin da fikirlerinin alinacagi bazi ekonomik reformlara gidilecegini acikladi.
submitted by enjonkou to kopyamakarna [link] [comments]


2019.07.03 16:52 uzvi Özel gulet gezisi

Özel gulet gezisi
Mavi Yolculuk Turları için Yeni Sezona Bir Ay Kala
https://preview.redd.it/vf3ovg0rq3831.jpg?width=800&format=pjpg&auto=webp&s=15ffb6d62cc68c88bb533e74c15d27b1dfba42ab
Kış mevsimini uğurlamaya hazırlandığımız bugünler de mavi yolculuk turları için de yeni sezon hareketliğinin başlamasına 1 ay kadar bir süre kaldı. Özel gulet gezisi için yeni sezon Nisan ayın da başlayıp Ekim ayına kadar devam etmektedir. Kiralık lüks teknelerin bakımları yapılarak yeni sezon için hazırlıkları yapılıyor. Mavi yolculuk turlarının en yoğun olduğu dönem yaz sezonudur. Yüksek sezon olarak da adlandırılan bu sezon da mavi yolculuk turlarına ilgi oldukça fazladır.
Daha evvel kiraladıkları tekneleri ile mavi yolculuk turu yapanlar önümüzde ki yaz tatili için mavi yolculuk turu planlıyorlar ise bu konu da pek de fazla yabancılık çekmeyeceklerdir. İlk defa mavi yolculuk turuna çıkacak olanlar ise kafalarında ki tatili firmaya ilettikleri takdir de, kendilerine o yönde bir tatil seçeneği sunulacaktır. Özel gulet gezisi için tekneyi sevdikleriniz veya arkadaşlarınız ile birlikte grup olarak kiraladığınız takdir de rotayı kendiniz belirleme şansınız bulunmaktadır.
Son yıllar da mavi yolculuk sıkça duyduğumuz terimler arasında yer almaktadır. Kara da yapılan tatile alternatif olarak deniz de geçirilen eğlenceli vakitlerdir. Deniz tutkunları için adeta deniz ile bir olmaktır. Karadan izlenilen uçsuz bucaksız denizi bu kez tam ortasın da izleme fırsatınız ve bol bol yüzme şansınız olabilir. Denizden bir tablo gibi doğayı seyredebilirsiniz. Keşif tutkunları özel gulet gezisi ile geçmiş tarihi yakından görme şansını bulabilirler. Mavi yolculuk; denizin tam kalbinden doğaya, değişik lezzetlere ve geçmiş tarihe akıp gitmektir. Konaklanan koylar da dostlarla birlikte kısa keşif gezileri demektir. Bol bol yüzme ve bol bol güneşlenme demektir. Aslında bakıldığın da mavi yolculuk tatilin kalbi denilebilir. Mavi turlar da hem deniz, hem doğa, hem tarih ve hem de değişik aktiviteler bir arada bulunabilmektedir. Mavi yolculuk bize değişik lezzetleri tatmanın yanın da değişik kültürleri görme fırsatı da sunabilmektedir.
Türkyat tecrübeli personeli ve yılların verdiği tecrübe ile yerli ve yabancı misafirlerine özel gulet gezisi sunmaktadır. Her yıl yenilenen teknelerimiz ve eğitimli personelimiz ile size en iyi hizmeti sunmaya çalışmaktayız.
Türkyat Özel gulet gezisi
submitted by uzvi to u/uzvi [link] [comments]


Soru Cevap: Fikrimi Hayata Geçirirken Daha Büyük bir Marka Fikrimi Hayata Geçirdi. Ne Önerirsiniz? FONKSİYONLAR ZOR SORU TARZLARI Cubbeli Ahmet Hoca - Deprem Konusmasi Bolum 1 Basmala - Gebärdensprache - Islamische Begriffe Siyasilerimize seslenmek istiyorum - Mustafa İslamoğlu Aromania TV  Soru Cevap Canlı Yayın - 3 Temel Websitesi Öğelerini Tanıyalım - Slider, Search Bar, Ana Menü gibi Terimler Ne Anlama Gelir?

Mitoloji Nedir? Mitolojiler Nasıl Oluştu? Tarihli Sanat

  1. Soru Cevap: Fikrimi Hayata Geçirirken Daha Büyük bir Marka Fikrimi Hayata Geçirdi. Ne Önerirsiniz?
  2. FONKSİYONLAR ZOR SORU TARZLARI
  3. Cubbeli Ahmet Hoca - Deprem Konusmasi Bolum 1
  4. Basmala - Gebärdensprache - Islamische Begriffe
  5. Siyasilerimize seslenmek istiyorum - Mustafa İslamoğlu
  6. Aromania TV Soru Cevap Canlı Yayın - 3
  7. Temel Websitesi Öğelerini Tanıyalım - Slider, Search Bar, Ana Menü gibi Terimler Ne Anlama Gelir?

Esra Erol'da Mikail Bey Karısı Özlem'in Sevgilisinin Ailesi Canlı Yayında! 1 Haziran 2020 Tarihli Ya - Duration: 28:39. Şadi Özkan Recommended for you 28:39 Cubbeli Ahmet Hoca - Deprem Konusmasi Bolum 1 Cubbeli Ahmet Hoca - Seriat Bolum 2 islam,KuRaN,qoran,quran,örtü,basörtü,basortu,RAHMAN,rahmannet,mp3,Download,... Temel websitesi öğelerini tanıyalım. Slider, search bar, ana menü, call to action, mega menü gibi terimler ne anlama gelir? 24 Nisan 2020 tarihli Boosmart ile İşinizi Dijitalleştirin ... This feature is not available right now. Please try again later. Fikrimi Hayata Geçirirken Daha Büyük bir Marka Fikrimi Hayata Geçirdi. Ne Yapmamı Önerirsiniz? Webinar'ımızın soru-cevap kısmında izleyicilerimizden aldığımız soruları yanıtladık ... İslamİyet Öncesİ dÖnemde kullanilan terİmler - duration: 1:09. ÜÇgen kolej ... 28.03.2020 tarİhlİ tyt denemesİ - matematİk soru ÇÖzÜmlerİ - duration: 50:58. İslam Toplumu Millî Görüş - Eğitim Başkanlığı İşaret Dili - İslami Terimler Islamische Gemeinschaft Millî Görüş - Bildungsabteilung Gebärdensprache - islamische Begriffe igmg.org ...